Sitemize Hoş Geldiniz ------Sitemizdeki Konu Sayısı 1400'ün üzerine çıkmıştır Bir çok deney ve araştırma konularımız sizin ilginizi çekebilir SİTEDE ARAMA YAPMAK İÇİN YANDAKİ ARAMA KUTUSUNU KULLANIN Aşağıdaki kayan resim menüsüne de İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK konuları ekleyeceğim

Lale (tulip)

0 yorum

LALE ÇİÇEĞİ TARİHÇESİ VE DİKİMİ

   Lale (Tulipa) (Farsça : لاله), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.

   Anavatanı Kazakistan'dır. Türkiye’nin çoğu yerine özellikle Nevşehir ve bölgesine doğal olarak yayılmıştır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.

   16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Ayrıca Avrupa'da Tülbent Lalesi zaman içinde Tulip daha sonra Tulipa'ya dönüşmüştür. Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur.

Kültürel açıdan lale
    Lale özellikle doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikâyeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikâyeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı.




YETİŞTİRİLMESİ VE BAKIMI

    Lale soğanları türlerine bağlı olarak Eylül – Kasım aylarında dikimleri yapılır. Çiçeklenme zamanı olarak da yine türlere bağlı olarak Şubat – Mayıs aylarıdır.

Halen binlerce tür olmasına karşılık her yıl yeni varyeteler üretilmektedir. Bu konuda Hollanda gerek üretim gerekse ticaretinde söz sahibidir ve tekel durumundadır. Lale soğanlarının tüm varyetelerine bakıldığında orijinlerinin Orta Asya ve Ön Asya olduğu görülmektedir.

    Üretilen yeni melez türlerde; yeni renk tonları, yeni formlar, farklı çiçeklenme periyotları ve daha dayanıklı ve uzun süreli çiçek açabilecek özellikler geliştirilmektedir. Ancak ticari olarak piyasada bulunan müdahale edilmemiş türlerde ise en doğal halleri ile üretilmeye çalışılmaktadır.

    Melez türlerdeki diğer bir özellikte ticari kaygılardan ötürü soğanların bir sonraki yıllarda üreme özelliği kilitlenmektedir Lale soğanları yumrulama şeklinde üremektedir. Bu şekilde mutasyona uğrayan lale soğanları müdahale edilmeksizin de mutasyona uğrayabilmekte kalitelerinde farklılıklar oluşabilmektedir.

   Lale türleri çiçek açma periyotları, formları ve orijinleri göz önüne alınarak aşağıdaki türlerden bahsedebiliriz:

Erkenci laleler,
Duble çicekli erkenci laleler,
Darwin hybritleri,
Geç açan laleler,
Geç açan duble laleler,
Greigi laleleri, (melez)
Parrot laleler,
Zambak tipi laleler.

   Yukarıdaki türlere göre kullanılacak alanların özellikleri göz önüne alınarak temin edilir. Her türün kendine has özelliği vardır. Fiyat aralıkları da buna göre değişmektedir.

Ne zaman dikilmeli?
  Çiçek soğanları ilkbaharda çiçeklenen güz soğanları ve yazın çiçeklenen yaz soğanları olarak ikiye ayrılırlar. Güz soğanları yaşadığımız yerin iklim koşullarına bağlı olarak dikim zamanlarında farklılık gösterebilir.

  Soğuk iklime sahip yerlerde Eylül ile Kasım ayları arasında, ılıman iklime sahip olan yerlerde Ekim ile Ocak ayları arasında dikilebilirler. İlk dondan sonra toprağın rahatlıkla işlenebilir olması dikim için idealdir. Yaz soğanları ise Mart -Haziran ayları arasında dikilebilir. İklim soğuk ise yaza doğru, sıcak ise Mart ayından itibaren dikilebilirler.

Toprak yapısı nasıl olmalı?
  Toprağın iyi drene olması dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Unutmamak gerekir ki ne dikerseniz dikin toprağın iyi işlenmiş olması her zaman çok önemlidir. Bu sadece dikimi kolaylaştırmakla kalmaz aynı zamanda soğanların yeni köklerinin iyi bir başlangıç yapmalarına da yardımcı olur.

   Drenajın sağlanmış olması şartıyla soğanları saksılara da dikebilirsiniz.
   Tüm toprak türleri çiçek soğanları için uygundur. Ancak çiçeklerin bol ve canlı olması ve çürümeden birkaç yıl kullanılması isteniyorsa, besin değeri yüksek, fiziksel özellikleri ideal olan hazır torflarla karıştırılmış ortamda yetiştirilmelidir.

   Genel kullanım torfları ise bu ihtiyaca fazlasıyla cevap verecek niteliktedirler. Aşırı ıslak toprak sorun yaratabilir. Toprağın dikimden önce iyice çapalanması gereklidir. Aşırı killi toprak üst tabakaya torf ve gübre ilave edilerek uygun hale getirilir.

Gübreleme
   Genel olarak çiçek soğanları ayrıca bir gübrelemeye ihtiyaç göstermezler çünkü soğanlı bitkiler kendi gıda rezervlerini bünyelerinde depolarlar. Ancak daha uzun ömürlü ve daha zengin çiçeklenme için özel soğan gübresi ile çiçeklerinizin daha uzun ömürlü ve daha canlı renkli olmalarını sağlayabilirsiniz.

   Eğer çiçek soğanlarınız birkaç yıl toprakta bırakılacaklarsa sonbaharda toprağın yavaş yarayışlı gübre ile beslenmesi önerilir. Bu ilave gıda soğanlarınızın gelecek ilkbaharda sağlıklı bir şekilde çiçeklenmeleri için gerekli gücü toplamasına yardımcı olur. Bu gübreleme her yıl tekrarlanmalıdır.

Soğanlar nereye dikilmeli?
   Genellikle bahçenin herhangi bir yerine (güneşli, gölgeli, yarı gölgeli alanlar, bordürler, teraslar, çitlerin etrafı veya ağaç altlarına vb…) dikilebilirler. Boyları kısa olanları önlerinde görüntülerini kapatacak herhangi bir engel olmaksızın, uzun boylu soğanları ise duvar önlerine veya bordürlerin arka kısmına gelecek şekilde dikilmeleri önerilir.

Soğanların dikim derinliği
   Soğanların dikim derinlikleriyle ilgili genel kural, soğanın boyunun iki katı derinliğe dikilmeleri gerektiğidir. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, örneğin soğanın çapı 16 cm ise soğanı yaklaşık 30 cm derinliğe, çapı 5 cm ise yaklaşık 10 cm derinliğe dikmeniz önerilmektedir. Dikim derinlikleri soğan paketleri üzerinde ayrıca belirtilmektedir.

Dikim aralıkları ne kadar olmalı?
    Küçük canlı çiçek soğanları birbirlerine oldukça yakın yaklaşık 10ar cm aralıklarla daha büyük canlı soğanlar ise yaklaşık 12-13 cm aralıklarla dikilebilirler. Çok daha belirgin bir renk cümbüşü yaratmak istenilirse soğanları daha yakın, hatta birbirlerine neredeyse değecek kadar yakında dikebilirsiniz.

Soğanlar nasıl dikilmeli?
   Soğanlarınızı dikmeye başlamadan önce birbirlerine uygun aralıklarla yere dizmeniz önerilir. Bir mala veya soğan dikim aleti yardımıyla toprakta uygun derinlikte çukur açtıktan sonra büyüme tarafları yukarı gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Daha sonra delikler toprakla doldurulup hafifçe bastırılmalıdır.

   Eğer çok miktarda soğan dikilecek ise tüm dikim alanını önceden kazarak dikime hazırlamak çok daha pratiktir. Daha sonra dikeceğiniz soğan ve yumruları uygun derinliklere, birbirlerine uygun aralıklarla topraktaki yerlerine yerleştirebilir ve delikleri açarken çıkarttığınız toprakla üzerini örtebilirsiniz.

Toprak yapısı nasıl olmalı?
   Eğer yağmur yağmıyorsa, dikimden hemen sonra soğanları sulamanız önerilir. Soğanlar ıslak toprakta daha çabuk kök oluşturacaklardır ki bu da bitkinin bundan sonraki gelişimi için çok önemlidir.

   Soğanların çiçeklenmeye başlamalarına kadar olan süre boyunca yağacak olan kış ve ilkbahar yağmurları geri kalan su ihtiyacını gidereceklerdir. Ancak eğer kışın da kuru iklime sahip olan bir bölgede yaşıyorsanız, belirli aralıklarla sulamanız gerekecektir. Kısacası toprağın kurumasına izin verilmemelidir.

Dikim sonrası ihtiyaçlar nelerdir?
   Güz soğanlarının yapraklardan veya samandan oluşmuş koruyucu bir örtüye pek ihtiyaçları yoktur. Bununla birlikte eğer yaşadığınız bölge çok soğuk olup sürekli don yaşanıyorsa veya kış şartları çok şiddetliyse ve eğer soğanlarınız erken dikildiyse, ölü yapraklarla yada saman ile 10cm kalınlığındaki bir koruyucu tabaka soğanlarınızı donmaktan koruyacaktır.

   Soğanların pek çoğu aynı zaman da “çok yıllık” bitkiler olduklarından toprakta yerlerinde bırakılabilirler ve böylece bir sonraki sene de çiçeklenecektir.

Çiçeklenme bitimi
   Son aşamada çiçek tohumları oluşmadan önce kafalarını kesiniz. Daha sonra, yapraklarda tamamen solunca soğanları sökerek temizleyiniz. Aynı saksıyı kışlık bir bitki ekmek için acilen boşaltmanız gerekiyorsa, yapraklar solmaya başladığında soğanları yaprakları ile birlikte itinalı bir şekilde bahçenizde gölge, serin ve rutubetsiz bir yerde bir sonraki dikim mevsimine kadar bekletiniz.

   Ancak lale soğanları çiçeklenme bitiminden sonra toprakta bırakılmamalıdır, aksi halde çürürler. Topraktan çıkartılıp serin, kuru ve gölge bir yerde saklanmalıdır. Yaz soğanlarının da pek çoğu “çok yıllık” bitkilerdir. Örneğin Dalya her sene daha fazla sayıda çiçeklenme yapar. Soğan paketlerinin arkasında dikim derinliğiyle ilgili dikim ve çiçeklenme zamanlarını gösteren şemalar vardır.

   Bunlardan yararlanarak her soğanın uygun dikim koşullarını sağlayabilir. Bulunduğunuz mevsime göre uygun soğanı dikebilirsiniz. Tablolarla ilgili kullanım bilgilerini aşağıdaki örneklerde görebilirsiniz.

Lalenin sistematikteki yeri, anavatanı
    Monokotiledonlar sınıfından, Liliiflorae (liliales) takımından, Liliaceae familyasından Tulipa gesneriana Latince adlı lale, sert kahverengi bir kabukla örtülü armudi formlu bir çiçek soğanıdır.

Anadolu’nun dağlık bölgeleri, Kafkasya, Himalayalar’ın 4000 m ye kadar olan yüksekliklerinde, yani yazın kuru ve sıcak, kışın soğuk ve nemli geçen iklime sahip bölgelerde doğal olarak yetişir.

   Doğal laleler arasında yapılan melezlemeler sonucu bir çok yeni çeşitler elde edilmiştir. Elde edilmiş 5000 in üzerinde lale varyetesi mevcuttur. Kültür varyetelerinin sınıflandırması, çoğunun orijinlerinin belli olmaması nedeniyle yapılamamaktadır. Kültür varyeteleri çoğunlukla diploid (2n=24) olup arada triploid ve tetraploidlerede rastlanmaktadır.

Toprak
     Lale soğanı üretiminde taşsız,kumlu-tınlı, kireçsiz ve pH ı ortalama 7 olan topraklar tercih edilir. Toprağın, dikim öncesi iyi bir şekilde hazırlanması, tezeksiz ve düz olması istenmektedir.

    Diğer önemli bir noktada lalenin her yıl değişik bir alanda üretime alınması yani toprak değiştirme gerekliliğidir. Bu özellikle lale ateş hastalığına karşı alınan bir önlemdir ayrıca renk karışımı söz konusu değildir. Literatürlerde lale dikilmiş bir alana tekrar lale dikmek için ortalama 5 yıl geçmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

İklim
Üretimde rakımın yüksek, kışın soğuk ve karlı yerler önerilmektedir.

Gübreleme
   Gerekli toprak analizleri yapıldıktan ve bitkinin gereksinim duyduğu besin madde miktarları saptandıktan sonra bir gübreleme yapmak önerilmekle beraber genelde dikimden 2-3 hafta evvel 40 kg.kompoze gübre hesabıyla Amonyum sülfat ile gübreleme yapılır.

Dikim
    Ekim-Kasım aylarında, sıra usulü dikim uygulanır. Homojen havalanmayı sağlamak için sıraların hakim rüzgarların estiği yönde olması istenir. Keseksiz toprak yapısı ve su birikintileri hastalıklara yataklık yapacağından tesviyesi düzgün bir arazi istenir. Lale soğanlarında büyüklükleri değişiklik göstermekle birlikte ortalama 10-13 cm derinlikte olabilir.

    Ağır topraklarda soğanın 6-7 cm derine dikimi kafidir. Profesyonel bir yetiştiricilik için mutlaka soğan ilaçlaması yapılmalıdır. (Fungisit) Dikim derinliği, dikim makinesi ile ayarlanabilir. Sıra arası mesafe 75 cm idealdir. Dikim yapılırken büyüklükleri ve renkleri aynı olan soğanların dikim yapılmasına dikkat edilmelidir. Bir metrekare alana ortalama 150-250 adet soğan düşecek şekilde ayarlama yapılmalıdır.

Hastalık ve zararlılarla mücadele
    Yeşil aksam oluşumundan çiçekler görülene dek her 15 günde bir Maneb, Zineb, Benlate gb. Fungusitlerle münavebeli olarak ilaçlama yapılır. Toprak altı ya da üstü zararları için de herhangi bir insektisit (Tiodan, Heptaklor, Morocide vs.gibi) zararlıların çeşidine göre herhangi biri kullanılabilir. Üretim alanında hastalıklı bitkiler tespit edilirse bunların soğanı ile birlikte sökülerek imha edilirler.

Seleksiyon ve baş kırma
     Seleksiyonun amacı ana türler içine karışmış diğer yabancı türlerin popülasyondan uzaklaştırılmasıdır. Goncalar renk göstermeye başlayınca devamlı kontroller ile yabancı tür ve çeşitler saptanıp soğanıyla beraber yerinden sökülür ve tarla dışında bir yerde toplanıp imha edilirler.

Soğanın besin maddelerini çiçek ve çiçekte tohum oluşumu için harcamasını önlemek amacıyla goncalar renk göstermeye başlayınca goncanın hemen altından koparılır ve toplanan bu goncalar tarlanın dışında bir yere gömülerek imha edilir.

Hasat
   Soğanın söküm zamanının geldiği; bitki yapraklarının sararıp kahverengileşmeye başlamasıyla, soğan dış yüzünün kahverengileşip kayganlaşmasıyla anlaşılır. Söküm zamanı gelmiş olan soğanları makine ile, çeşitlerin birbirine karışımını engellemek amacıyla ayrı ayrı ve özenle sökülürler, sandıklara koyulup etiketlenirler ve depoya sevk edilirler.

Depo işlemleri
   Söküm sonrası depoya gelen soğanlar tekrar üretimde kullanılması ya da kesme çiçekçilikte kullanılmasına göre farklı işlemlere tabii tutulurlar. Doğal yollarla oluşan ve ana soğana bitişik bulunan soğanlar(yavrular).

   Depo koşullarında, ana soğandan ayrılan yavru soğanlarla birlikte kökleri temizlenir ve numaralandırma makinesinden geçirilerek, iriliklerine göre sınıflandırılır ve kasalar da etiketli bir şekilde uygun depo şartlarında muhafaza edilir. Amaca uygun olarak 2 farklı şekilde işleme tabi tutulur.

Soğanların tekrar üretimde kullanılması
   Sıcaklık artışıyla lale soğanı parçalanması (yavru yapma ) sağlanır, depo sıcaklığı düşürüldükçe yavru yapma, parçalanma azalır. Lemmers'e göre şöyle bir sıcaklık rejimi de uygulanabilir:
Söküm sonrası 2 hafta 28 derece,
Temmuz ayında 25 " 
Ağustos ayında 20 " 
Eylül ayında 20 " 
Ekim ayında 17 " 

Kasım ayında 15 " (dikim mümkünse kasıma kadar kalmamalıdır)


ALT BAŞLIKLAR

Lale Çeşitleri (Tulip types) (-1-2-)
Tulipa Acuminata Vahl (İstanbul Osmanlı Lalesi)
Tohumdan lâle üretimi (Tulip production from seed)

Lale soğanı çoğaltma
Soğanlı bitkilerde genel üretim