Sitemize Hoş Geldiniz ------Sitemizdeki Konu Sayısı 1400'ün üzerine çıkmıştır Bir çok deney ve araştırma konularımız sizin ilginizi çekebilir SİTEDE ARAMA YAPMAK İÇİN YANDAKİ ARAMA KUTUSUNU KULLANIN Aşağıdaki kayan resim menüsüne de İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK konuları ekleyeceğim

Kıtır f1 salatalık yetiştiriyorum

0 yorum

 




Multi, orta güçlü, yapraklar küçük, boğum araları kısa,
çok verimli.

IR: Px, Pcu
Meyve


Yeşil renkli, sap uzun, 10-12 cm, tat ve aroma mükemmel,
 ihracata uygun.


Yetiştirme Dönemi


İlkbahar sonbahar ve yaz sera.


Dikim Zamanı

Ocak ? Şubat ? Mart ? Nisan ? Mayıs ? Ağustos ? Eylül

Sıra Üzeri MesafeSıra Arası MesafeOrtalama Dekarda Bitki Adeti
40 - 80 cm90 - 150 cm2.000 adet

Kendi Yetiştiğimiz salatalıktan resimler










Devamı...

Güvercin Gübresi Nedir? (Analiz)

0 yorum

 


Eski yıllarda kısıtlı tarım arazisi bulunan yerlerde sebze ve meyve verimini arttırmak için güvercin gübresinden yararlanılmıştır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bir çok yöremizde, güvercin gübreleri tarlalarda-bahçelerde değerlendirilmektedir. Diyarbakır karpuzu, mercimek, kavun, fasulye, pamuk, antep fıstığı gibi pek çok üründe güvercin gübrelerinden yararlanılmaktadır.

Güvercin gübresi, yaklaşık % 25 organik madde, % 2 azot, % 1-1,5 fosforik asit içermektedir. Organik tarım için bu veriler çok iyidir.

Osmanlı devleti döneminde Koğa adı verilen güvercin gübresinin önemli bir ihraç ürünü olduğu bilinmektedir. Devlet arşivinde Osmanlı İmparatorluğu na yurt dışından gelen güvercin gübresi talepleri ve buna istinaden yapılan ihracatlara ilişkin belgeler bulunmaktadır. Osmanlı devleti döneminde güvercin gübresinin Kapadokya bölgesinde üzüm bağlarında ve Diyarbakır çevresinde ise karpuz yetiştiriciliğinde kullanıldığı bilinmektedir.


Güvercin Gübresinin Faydaları Nelerdir?
Güvercin gübresinin faydalarından dolayı, Anadolu’nun birçok yerleşim yerlerinin yakınlarında ve su kaynakları etrafında güvercin evleri inşa edilmiştir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde halen güvercin evlerine rastlamak mümkündür. Ayrıca insanların güvercinlere duyduğu sevgi ile beraber yıllarda beri güvercin yetiştiriciliği süregelmiş, son yıllarda güvercin sevdalıları artış göstermiştir. Güvercin sayısının artmasıyla, üretilen gübre miktarı da artış göstermiştir. Güvercin gübresi ayrıca süs bitkileri üretiminde de kullanılmaktadır.

Güvercin gübresiyle muamele edilmiş topraklarda yetişen bitkilerin vejetatif gelişimi hızlı olmakta, bitkilerin olumsuz şartlara dayanımı artmakta ve ürün kalitesi iyileşmektedir. Yalnız güvercin gübresi verilirken aşırıya kaçılmamalı ve toprağın su isteği karşılanmalıdır.




Kaynaklar:

https://www.gubreler.com/gubre



Devamı...

Peygaberimizin (s.a.v.) tavsiye ettiği 18 yiyecek

0 yorum



Peygamber Efendimizin tavsiye ettiği 

Yaşamın devamı için gerekli olan gıdaların vücudumuz üzerindeki tesiri oldukça fazladır. Maneviyata dahi etkileri bulunmaktadır.
Gıdanın insana; faydası, zararı ve tesiri vardır. Maneviyata dahi etkileri bulunmaktadır. Bu yazıda Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği besinleri sizinle paylaşacağız. Sünnet olan bu besinler tek tek hadis kaynakları ile veriyoruz.
1- Bala
Hz. Aişe Validemizden naklen: “Böğür sancısı, böbrekteki damardandır. Bu ayaklandığı zaman bunun ilâcı sıcak şerbetidir.”
(Râmuz El-Hadis,97.syf no:1)
2- Zeytin
Hz. Ukbe (ra)’dan naklen: “Size şu mübarek ağacın, zeytinin, yağına mülâzemet edin. Onunla tedavi olmaya bakın, bu basura sıhhat kazandırıcı bir hasseye sahiptir.” (Râmuz El-Hadis,318.syf no:7)
3-Ayva
"Ayva göğüsteki sıkıntıyı, ağırlığı giderir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir” (M. Zevaid 5/45; C. Sağır 2/80; F. Kadir 5/46; K. Ummal 10/28258)
4- Hint Eriği
Hz. Ebu Hureyre (ra)’dan: “Size Hint eriği denilen, bir çeşit meyveyi, kara hüleyleci tavsiye ederim. Bunu içiniz. Tadı biraz acıdır ama her hastalığa şifadır.”
(Râmuz El-Hadis,318.syf no:9)
5- Kabak
Hz. Vasile (ra)’dan naklen: “Size kabağı tavsiye ederim. Çünkü bu, insanın dimağını açar, artırır.”
(Râmuz El-Hadis,318.syf no:10)
6- Mercimek
Hz. Vasile (ra)’dan naklen: ''Size mercimeği tavsiye ederim. 70 peygamberin ağzından methedilerek kutsallaştırıldı'' (Râmuz El-Hadis,318.syf no:10)
7- Kuru Üzüm
Hz. Ali (kv)’dan naklen: “Size kara üzümün kurusunu tavsiye ederim. Çünkü bu; insanın sofrasını terbiye eder, sinirleri takviye eder, yorgunluğu giderir, insanın hilkatini güzelleştirir, içini ferahlatır, insanın gamını kederini giderir.”
(Râmuz El-Hadis,318.syf no:11)
8-Çörek Otu
Hz. Ebu Hureyre (ra)’dan naklen: “Size çörek otunu tavsiye ederim. Çünkü Allahu Tealâ, onda her türlü derde deva ihsan etti.”
(Râmuz El-Hadis,318.syf no:12)
9-Karahindiba
Hz. Ebu Hureyre (ra)’dan naklen: “Size karahindiba otunu tavsiye ederim. Çünkü hiçbir gün yoktur ki cennetten ona damla damlamasın.”
(Râmuz El-Hadis,318.syf no:13)
10-Sirke
Hz. Cabir (ra)’dan naklen: "Sirke ne güzel azıktır.”
(Râmuz El-Hadis,452.syf no:7)
Peygamber Efendimiz ayrıca:
Hz. Cabir (ra)’dan nakledilen diğer hadisinde şöyle buyuruyor:
“Allah'ı sirke yiyene iki melek memur eder. Yiyinceye kadar ona istiğfar ederler.” (Râmuz El-Hadis,95.s)
11- Kekik: Ballıbabgillerden bir bitkidir. Çiçekleri, tomurcukları ve sapı baharat olarak kullanılır. Bazı türlerinin çiçekli, ve yapraklı dallarından damıtma usulüyle kekik yağı elde edilir. Yapraklı dalları çay olarak da içilir.Güzel ve hoş kokusu vardır.
12-Yavşan: Peygamberimiz bir hadislerinde; "Evlerinizi- zaman zaman- akgünlük, yavşan, kekik ve gelin çiçeği gibi güzel kokulu otlarla tütsülendiriniz" buyurmuştur. (Râmuz s.243)
13- Kimyon: Maydonozgillerden otsu, güzel kokulu bir bitkidir. Tohumlarıyla birlikte bu adla anılır. Kurutularak baharat olarak kullanılır. Geçmişte hekimlikte de faydalanılmıştır.
14- Sarımsak: Bu bitkinin toprak altındaki baş kısmı hem yenir ve hem de baharat olarak kullanılır. Hoşa gitmeyen bir kokusu vardır. Hadis-i Şeriflerde soğan ve sarımsağa "habis" hoşa gitmeyen şey denilmiştir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v): "Her kim şu kötü kokulu (habis) bitkiden (sarımsaktan) yerse, ağzının kokusu gidinceye kadar mescidimize gelmesin" buyurmuştur. (Müslim Hadis 76)
15- Sirke: hurma, şeker, bal, incir ve üzüm gibi meyvelerin şırasının çıkarılıp ekşitilmesiyle elde edilir. Sirke, gıda maddesi olarak kullanıldığı gibi, temizlikte ve hekimlikte de kullanılmıştır. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde: "Sirke ne güzel bir katıktır. Allahım! Sirkeyi bereketlendir. Zira sirke benden önceki peygamberlerin de katığı idi. İçinde sirke bulunan ev, katık sıkıntısı çekmez" buyurmuştur (İ. Mâce et'ime Hadis 3318) .
16- Ayva:Peygamber Efendimiz (s.a.v); "Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağırlığı giderir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir." buyurmuştur (M. Zevaid 5/45; C. Sağır 2/80; F. Kadir 5/46; K. Ummal 10/28258). Ayvanın kalbi kuvvetlendirdiği ve akciğer iltihabına karşı faydalı olduğu belirtilir (E. Nuaym 61). Ayrıca ayva, idrar arttırır, ishali keser, kusmayı teskin eder. Vücut ısısının düşmesini önler.
17- Acur: Kabakgillerden olup, salatalık'a benzer bir sebzedir. Peygamberimizin (s.a.v) acuru yaş hurma ile yediği belirtilir (Kamus 1/79, 1247; K. Ummal 10/28281).
Acur, idrar söktürür, mesane ağrılarına karşı faydalıdır. Hz. Âişe (r.a.), acurun yaş hurma ile yenmesinin kilo aldırdığını ifade etmiştir (İbni Mâce 3325; A. Bağdadi 141).
18- Sütlü bulamaç :Sütlü bulamaç, arpa veya buğday ununa yağ ve süt karıştırılarak ateş üzerinde yapılan bir nevi çorbadır. Sütlü bulamaç olarak da bilinir. (İ. Kayyim s.190-191) Bazen bu karışıma bal da ilâve edilir. Sütlü bulamaçla alakalı Peygamberimizin muhtelif hadisleri vardır: "Gerçekten sütlü bulamaç hastanın midesini kuvvetlendirip rahatlatır. Bazı üzüntülerini de giderir." (Buhari tıp 7/14)

Diğer

Hz. Aişe (r.a.), peygamberimizin karpuzla yaş hurmayı birlikte yiyip şöyle dediğini nakleder: " Hurmanın hararetini karpuzun soğukluğu ile, karpuzun soğukluğunu da hurmanın harareti ile kırıp gideriyoruz" (E. Davud et'ime Hadis 3836) .


Tıbb‘un Nebevi de Ebu d-Derdâ‘dan naklen şöyle anlatılır: "Peygamber efendimize bir tabak incir hediye edildi, bunun üze-rine Peygamberimiz: "Bir meyvenin cennetten indiğini söyleseydim inciri söyler-dim, çünkü cennet meyvesi çekirdeksizdir. İncirden yiyiniz, zira incir basuru keser ve nigrîs hastalığına fayda verir" şeklinde bir hadis rivayeti vardır.










Devamı...

Kayısı Ağaçlarında Sonbahar Mücadelesi

0 yorum
KAYISI AĞAÇLARINDA SONBAHAR MÜCADELESİ
Dünyaca tanınmış ve milli ekonomiye katkısı olan kayısı, İlimiz çiftçilerinin en önemli gelir kaynağını teşkil etmektedir.
Sayın kayısı üreticileri; ilimiz için çok önemli olan kayısı ağaçlarında her yıl görülen hastalıklarla bilinçli bir mücadele etmek başta gelen göreviniz ve menfaatiniz icabıdır. Sonbaharda Yaprak delen (Çil)Bakteriyel Kanser ve Zamklanma Hastalığına karşı koruyucu olarak mücadele yapılmalıdır.
HASTALIKLAR VE TANINMASI
YAPRAK DELEN (ÇİL)
Yaprak, meyve ve genç dallarda zarar yapar. Yaprak üzerinde yağ lekesi şeklinde başlar. Zamanla kenarları kırmızımtırak orta kısımları ise koyu kahverengine dönüşür. Bu lekeli kısımlar dökülür, yaprak saçma ile delinmiş gibi bir hal alır. Meyve üzerinde de aynı şekilde lekeler oluşur. Hastalıktan zarar görmüş tomurcuklar ölür fakat dokununca dökülmezler. Bu hastalıktan zarar görmüş sürgünler üzerinde yuvarlak kahverengi kırmızı renkte lekeler oluşur. Genç sürgünlerde oluşan lekeler kısa sürede zamk çıkararak kanser yaralarına dönüşür. Bu hastalıktan dolayı % 20-60 verim kaybı olmaktadır.
BAKTERİYEL KANSER VE ZAMKLANMA
Yapraktaki lekeler küçük, yuvarlak ve şekilsizdir. Başlangıçta soluk yeşil yağ lekesi görünüşte sonra rengi açık kahve veya kirli beyaza dönüşmektedir. Zamanla lekeli kısımlar dökülür. Yapraklar delikli bir görünüm alır. Sürgünde oluşan lekeler kaldırılınca altındaki odun dokusunun ölmüş olduğu görülür. Mayıs –Haziran aylarında uçtan geriye doğru ölüm başlar. 2-3 yıl içinde ağaçlar çalılaşıp verimde düşüş olur.
Bu hastalıklara karşı mücadele kültürel önlemler ve kimyasal mücadele şeklinde yapılır.
1-KÜLTÜREL ÖNLEMLER Hasattan sonra hastalıklı tomurcukları bulunduran ve kanser yaraları bulunan dallar bulaşık kısmın alt tarafında sağlıklı bir dal üzerinden kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Budamada kullanılan aletler her seferinde % 10'luk sodyum hipoklorite (çamaşır suyu ) daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
2-KİMYASAL MÜCADELE Sonbaharda yaprakların % 75'i döküldüğünde ilaçlı mücadele yapılır. Sürgün ve Dal yanıklığı ile bulaşık bahçelerde mutlaka % 3 lük Bordo Bulamacı kullanılmalıdır. Sadece Yaprak delen (Çil) hastalığı ile bulaşık bahçelerde ise Bakırlı Preparatlardan birisi veya Bordo Bulamacı ile ilaçlama yapılmalıdır.
% 3 lük BORDO BULAMACININ HAZIRLANMASI  
100 Lt ve 50 Lt lik (madeni olmayan) iki kaba ihtiyaç vardır. Küçük bir kapta 1,5 Kg sönmemiş kireç az su ile söndürülür.100 litrelik kabın içerisine süzülerek konur ve su ile 50 litreye tamamlanır. Kirecin içerisinden çıkan taş miktarı kadar kireç söndürülüp 100 litrelik kap içerisindeki kireçli suya ilave edilir. 50 litrelik plastik kap içerisine 3 Kg Göztaşı konarak eritilir. Göztaşılı su 100 litrelik kaptaki kireçli su üzerine yavaş yavaş dökülerek tahta sopa ile karıştırılır. Böylece 100 litrelik (%3 lük) Bordo Bulamacı hazırlanmış olur. Şayet sönmüş kireç kullanılacaksa göztaşı ile aynı miktar yani 3 Kg. kullanılmalıdır.
Kullanılacak alet 1 tonluk ise 30 Kg Göztaşı ve 15 Kg Sönmemiş kireç veya (30 kg sönmüş kireç) kullanılmalıdır.
Hazırlanan Bordo Bulamacı süt mavisi bir renkte olmalıdır. Arzu edilen kalitede olup olmadığı kırmızı turnusol kağıdı veya passız çivi 4-5 dakika Bordo Bulamacı içinde tutularak anlaşılır. Kırmızı turnusol kâğıdı mavi renge dönerse veya çivi olduğu gibi çıkarsa Bordo Bulamacı iyi bir şekilde hazırlanmış demektir. Çivi kızıl renk alırsa bir miktar daha kireç söndürülerek ilave edilmelidir. Hazırlanmış fakat çeşitli sebeplerden kullanılmayan Bordo Bulamacının 10-15 gün muhafaza etmek için 100 litre Bordo bulamacına 200 gram şeker veya 1 litre yağı alınmış süt katılmalıdır.
İlaçlamalarda yüksek basınçlı motorlu pülverizatörler kullanılmalı bütün dallar ıslanacak şekilde ilaçlama yapılmalıdır. Rüzgarlı hava varsa, rüzgarı arkamıza almamız gerekir.
ÖNEMLİ NOT: Bordo bulamacı, patojenlere karşı esas toksik madde olan bakır iyonlarını içeren ve asit karakterli bakırın ph'sını nötürleştirerek, fitotoksik etkiyi gidermek amacıyla kireç katılarak kullanılan ve kolay hazırlanabilen koruyucu bir ilaçtır. Yani göztaşı (bakır sülfat % 98) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır. Bordo bulamacı çok sayıda fungal ve bakteriyel hastalığa karşı kullanılan bir tarım ilacıdır. Özellikle sonbaharda hasattan sonra ve ilkbaharda çiçek gözleri uyanmadan önce kayısı ve diğer sert çekirdekli meyve ağaçlarında bordo bulamacı uygulandığında, ertesi yıl olabilecek potansiyel hastalıklara karşı etkili ve ekonomik bir mücadele yapılmış olunur. Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan fungal ve bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir. Bordo bulamacı kullanıma hazır halde bayilerinde bulunabileceği gibi, göztaşı (bakır sülfat) ve kireç ile hazırlanıp kullanılması da mümkündür. Ancak hazır bordo bulamacı kullanılması halinde kullanma dozunun önceden iyi bilinmesi gerekir. Üreticilerimiz, bahçelerinde önceki yıllarda aşırı dal kurumaları, kanserli yaralar ve aşırı zamk akıntısı varsa 2-3 yılda bir kesinlikle  %'3 lük bordo bulamacı kullanması gerekir.





Devamı...

Leonardit kalite sınıflandırması.

0 yorum



Devamı...

Bitkilerde Mağnezyum Eksikliği

0 yorum

 




Devamı...

Daldırma usulü köklendirme ve havai köklendirme

0 yorum

Daldırma usulü köklendirme

Daldırma (layering) yöntemlerinde dal ana bitkiden ayrılmadan köklendirilir sonra kesilerek alınır; böyle bir bitki çoğaltma yoludur.
Bitkileri çoğaltma yöntemlerinden olan daldırma bir dalı ana bitkiden kesmeden kopartmadan köklendirmektir. Yeterli köklenme olunca dal kesilerek alınır, başka yere dikilir. İki tip daldırma usulü var. Birinde dal toprağa eğilir, bir kısmı toprak altında kalması sağlanır. Diğerinde ise eğilemeyen dalın köklenmesi istenen yer toprakla sarılır köklenmesi beklenir.

Hangi türler daldırmayla çoğaltmaya uygun?

Dallarından köklenebilen her tür uygundur. Çoğaltmak istediğiniz bitki hakkında bilgi araştırın, en uygun çoğaltma yöntemlerini öğrenin. Daldırmayla çoğaltılabilecek birkaç örnek: Gül, yasemin, hanımeli, yucca, manolya, incir, kauçuk, difenbahya, kroton..
Daldırma ile çoğaltılması tavsiye edilen bazı türlerde özel şartlar olabiliyor. Şartlardan, ayrıntılardan bahsedilmişse onları da dikkate almalısınız. Mesela bazı bitkilerde daldırma yapılınca sonraki bahara kadar beklenmesi önemlidir.
Aşağıdaki bilgiler geneldir, her bitkiye aynı şekilde uygun olmayabilir.

Zamanı

Bitki türüne göre değişiyor. Hangi türde ne zaman tavsiye edilmişse o zaman yapın. Bilmiyorsanız genel olarak şöyle: Basit daldırmayı ilkbahar başından en geç yaz ortasına kadar başlatmak lazım. Havai daldırmada ise en erken zaman ilkbahar ortası seçilmeli. En geç ağustos başına kadar başlatmalısınız.

Basit daldırma yöntemi

Basit daldırmaYandaki resin bu usulü çok iyi anlatıyor. Uzun bir dalın bir kısmı toprağa gömülür. Toprak altında kalacak bölgeye biraz kesikler, çizikler atılırsa iyi olur. Dalın çıkmaması için üzerine ağır bir taş koyabilirsiniz. İki ay kadar bekleyin. Sonra  dikkatlice kazarak kontrol edin. Köklenme olmuşsa, köklere zarar vermeden köklenmeye yakın yerden ana bitkinin dalını kesin. Bir iki hafta daha bekleyin. Sonra köklerin toprakla bağlantısını mümkün olduğunca bozmayarak sökün dikmek istediğiniz yere dikin.

Havai Daldırma yöntemi

Yukarıdaki usul daha kolay. Ama eğer dal bükülemiyorsa çare yok, bu yöntem denenecek. “Air Layering” havai çelik, havai köklendirme, havai daldırma olarak bilinen ve uygulanan bir bitki çoğaltma yöntemidir. Özellikle bonsaicilikte büyük önem taşır.

Hedef bölge

Dalın en ucundan 30 cm aşağısı veya en fazla 40 cm kadar aşağısı köklendirmede hedef bölge seçilmelidir.
Kabuk soyma
Resim 1

Havai daldırmanın iki önemli ayrıntısı

Dalın dış dokusu sert kabuk şeklinde olan türlerde kabuk soyma, dalın dış dokusu yumuşak ve sulu olan türlerde yarık oluşturma yolu daha uygundur.

Kabuk soyma

Dalın dış kabuğunun bir veya birkaç cm yüksekliğinde kısmının dal çevresince giderilmesi veya kısmen giderilmesiyle yapılır (resim 1).
Derin kesik
Resim 2

Dalda yarık oluşturma

Dümdüz içe doğru veya yukarı içe doğru dalın tam merkezine ulaşılmayacak kadar derinlikte kesilir. Kesik yere kürdan parçası sıkıştırılır ki kapanma ve kaynama olmasın (resim 2). Kesiğin başladığı yer yaprak sapı izi olan yer olmalıdır, tabi yaprak olmayacak, varsa koparın.

Dalın köklendirilmesi için yapılacaklar

Köklenmesi zor türlerde kesik yere köklendirme hormonu sürmek tavsiye edilir. Ve genellikle işe yaramaz. Çünkü kesik yere sarılacak toprağın niteliği çok önemli. En uygun madde sphagnum yosunudur. Köklendirme hormonlarına gelince, Türkiye’de uygun hormanlar bulmak mümkün değil. Meraklılar ya yurtdışından tanıdıklarına getirtir ya da sipariş edip kargo ile getirtirler. Hormonun çeşidi, niteliği türden türe değişiyor. Her hormon her bitkiye uymaz. Satıcıların tavsiyesine göre değil, bitkinizin uzmanlarının tavsiyesine göre köklendirme hormonu bulup almak zorundasınız. Ve unutmayın, her tür için gerekmez. Köklenmesi çok zor olan türlerde gerekiyor.

Sphagnum yosununun hazırlanışı, dala sarılması

Sphagnum yosunu önce birkaç saat suda bekletilmeli. Köklendirme hormonu kullanılacaksa suya çok az miktarda karıştırılsa daha iyi olur. Hatta bu amaçla kullanılan hormonlar var. Dala sürülmez, köklendirme toprağına karıştırılır. Türkiyede satılanlara güvenmeyin.
Havai daldırmada köklendirme
Resim 3
Akşamda sabaha kadar suda beklettiğiniz sphagnum yosununun suyunu süzün, sonra elinizle iyice sıkın suyu iyice ayrılsın. Bu kadar nemlilik tamamıyla yeterli olur.
Resim 3’te görüldüğü gibi köklenecek bölgenin çevresini sphagnum yosunu ile sarın. Sonra hava geçmeyecek şekilde naylon ile bağlayın. Güneşin yakıcı etkisi zarar vermesin diye bunun üstünü alüminyum folyo ile kaplasınız çok iyi olur.

Köklenmenin anlaşılması

Naylonla kapladığınız için köklenmeyi kolayca görebilirsiniz. Görünmüyorsa ya kökler yeterince uzamamıştır naylon yüzeyine ulaşmamıştır ya da henüz başlamamıştır; sakın toprağı dağıtmayın bekleyin. Köklenme bir buçuk – iki ay kadar sürebilir. Naylona ulaşmaları köklenmenin yeterli olduğu anlamına gelir.

Köklenen dalın ayrılıp dikilmesi

Aslında işin zor kısmı burası. O kadar emek ve beklenti sonrasında köklü dalların tutmaması, köklerin çürümesi riski büyük. Riskleri bertaraf etmek için şu tavsiyemi uygulayın:
Bitkinizin türüne uygun toprağa dikeceksiniz. Toprak yeterince nemli olmalı. Islak olmayacak. Güzelce dikin. Sulamayın. Bitkiyi hemen saksısıyla beraber renksiz şeffaf naylon içine koyun. Hava almayacağı şekilde bağlayın. Tam bir hafta gün boyu şiddetli aydınlık olan ama direkt yakıcı güneş almayan bir yerde tutun. Bir hafta dolunca naylonu açın, saksı alt deliklerinden bol bol su akıp gidecek şekilde sulayın. Sonra sabah veya akşam güneşi alan ve çok sık esintili olan bir yere koyun. Onbeş gün de böyle geçsin. Artık bitkiniz tutmuş ve normal ortama uyumlu halde gelmiştir. Bitki ne şartları seviyorsa o şartlarda tutmanızda artık bir sakınca yok.


Kaynaklar:www.azbitki.com


Devamı...

Biyodinamik Tarım

0 yorum



Biyodinamik tarım, organik tarım konusundaki en eski yaklaşımlardan biri ve en fazlasürdürülebilir niteliğe sahip tarım yöntemidir.


Biyodinamik tarım, organik tarım konusundaki en eski yaklaşımlardan biri ve en fazlasürdürülebilir niteliğe sahip tarım yöntemidir.Biyodinamik tarımın öncüsü Rudolf Steiner(1861-1925), Avusturya’lı birfilozof, bilim adamı ve sosyal reformcudur. Biyodinamik tarımSteiner’in doğa ve insana dair holistik (bütünsel) ve sipiritüel (tinsel, duyu üstü) yaklaşımınıesas alan dünya görüşünden kaynaklanan araştırmalarına dayanmaktadır. Çalışmalarındadoğal bilimlerle ilgili mevcut parametrelerin ötesine geçerek yaşamın fiziksel olmayan veruhani gerçekliklerinin etkisini ve denemelerinden edindiği bu bilgiyi ecza, eğitim, sanat,sosyal reform, ekonomi ve tarım alanlarına uygulamıştır. Sunmuş olduğu bu yeni bilim dalınaYunanca “İnsanın Bilgeliği” anlamına gelen “antroposofi” denilmektedir. Bu yaşam tarzınıntemel ilkesi insanın dolayısıyla insanlığın ön plana çıktığı bir yaşam tarzıdır. Buna göreinsanların yaşam standartlarını yükseltmek, doğruluğun, dürüstlüğün,barışın, paylaşmanınyanında doğanın saflığını temizliğini ve dengesini korumak gibi ilkelerin tek bir çatı altındatoplanmasıdır.Bu felsefenin bir de ziraat kolu vardır. Bu şekilde doğaya, insana, çevreyeönem veren bir yaşam tarzında ekolojik (organik)tarım esastır ve bu kendi içerisindeBiyodinamik Tarım olarak anılmaktadır. Steiner ilk olarak 1924 yılında Koberwitz’deki tarımkursunda belli başlı preparatlar hazırlanması ve kullanılması talimatını vermiştir.Biyodinamik tarımda kullanılan preparatların etkileri sadece maddesel materyallerden değil,aksine esasen evrensel kuvvetleri de içerdiği belirtilmektedir.Eski Yunanca’da ‘Dynama’güç, Bio “hayat” anlamına gelmektedir.


Dünyada her şeyin karşıtıyla var olduğu ve birindeki gelişmenin diğerini de yükselttiği gözlenmektedir. Nitekim konvansiyonel tarım ve biyo teknoloji alanındaki son gelişmeler bir yandan karşıt görüş olarak tanımlayabileceğimiz organik tarımın da gittikçe daha fazla yaygınlaşan ve bir yöntem olmasına neden olmaktadır. Organik tarımın dünyada 2007 yılı itibariyle pazar büyüklüğü yaklaşık 46 milyar dolar olmuş, 2010 yılında ise 60 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Ayrıca 2000’li yıllarda 18 milyar dolar olan ihracat hacmi 2006 yılında 38,6 milyar dolara ulaşmıştır. Gıda sektörü dünyada ortalama yüzde 5 oranında büyürken organik gıda pazarının yüzde 20’ler seviyesinde büyüyor olması da sektörün ciddi bir ivme kazandığına işaret etmektedir. Hernekadar organik üretimi kazanmış olduğu bu ivmeyle hala bir niş pazar olarak değerlendirmek zor olsa da; organik tarımı niş olarak tanımlıyorsak, biyodinamik tarımı da niş içinde bir niş olarak ifade etmek çok yanlış olmayacaktır. Ancak kanımca biyodinamik tarımda uygulamanın oldukça katı prensiplere bağlı olması ve özel uzm anlık gerektirmesi ve maliyetlerinin daha yüksek olması nedeniyle uygulayıcıların konuya sadece ticari olarak değil de bir felsefe ve yaşam biçimi olarak da yaklaşmaları ve benimsemeleri gerekmektedir.





Organik tarımın bir adım ötesi...



Öncelikle her biyodinamik ürün aynı zamanda organiktir.Ancak her organik ürünbiyodinamik üründür denemez.Biyodinamik tarım organik tarıma göre daha sıkı kurallarabağlıdır vetopraktaki,bitkideki enerji yoğunluğunu artırarakbir canlılık, bir dinamizmkatmak amacıylabazı özel preparatların kullamınını gerektirmektedir. Çok küçük dozlardakullanılan bu preparatların tamamı doğadan özümsenerek elde edilmiş, içerisinde hiçbirkimyasal ve sentetik katkı barındırmayan maddelerdir.Biyodinamik preparatlardan fayda sağlanabilmesi için uygulama zamanı ve tekniğinin iyibilinmesi gerekir. Biyodinamik tarımın organikle karşılaştırdığımızda öne çıkan farklılıklarışunlardır,



Her biyodinamik çiftlik kompost, gübre ve hayvan yemi konusunda kendi kendine yeterli olmayı amaçlar,

Dış girdilerin minimum düzeyde tutulması hedeflenir,Komposta özel bitki bazlı preparatlar verilir,

Doğal gübre ve kuvars minerali içeren preparatlarla ürün kalitesi geliştirilir,

Ekolojik çeşitlilik hedeftir,

Uygun ekim, dikim ve hasat tarihlerini belirlemek için ayın hareketlerini izleyen astronomi takviminden yararlanılır.



Biyodinamik tarımda ne tür preparatlar kullanılıyor?



Biyodinamik preparatlar toprakta humus oluşumunu yönetmek, bitki gelişimini canlandırmak ve arazinin yakın ve uzak çevreyle uyumunu güçlendirmek amacıyla kullanılan özel şekilde fermente edilmiş doğal ve organik maddelerdir. Preparatlar insan müdahalesi olmadan doğada kendiliğinden bulunmazlar ve üç tane bileşenden oluşurlar:
1.Bitki kısımları, genelde çiçekler,
2.Preparatın hazırlanmasında hayvansal kökenli kap,
3.Güneş yılında, toprakta ve preparatların uygulandığı toprak üzerinde çevresel etkiler.

Preparatlar arazi (field sprays) ve kompost preparatları olmak üzere iki kısımdır. Kompost preparatlarında tıbbi bitkilerden olan civan perçemi, papatya, ısırgan otu, meşe kabuğu, karahindiba ve kediotu kullanılır. Bunların topraktaki özel fermentasyon işlevine yardımcı olması amacıyla bazı hayvan organları da beraberinde katalizör olarak kullanılır. Hazır olduğunda bu humus benzeri maddeler kompost materyaline çok küçük miktarlarda ilave edilirler. Bu hazırlıklar toprakta çözünmeye ve humus oluşum sürecine yardımcı olarak bitki besleyici elementlerin (kükürt, potas, nitrojen, kalsiyum, silis, fosfor) sağlıklı bir bitki gelişmine yeterki düzeyde olacak şekilde toprakta bulunmasını sağlar.

Arazi sprey preparatları boynuz gübresi (Horn manure) ve beyaz tozdur (Horn Silica). Boynuz gübresi kış boyunca inek boynuzu içerisinde toprak altında fermente edilen inek gübresidir. Beyaz toz ise yaz boyunca inek boynuzu içinde toprak altında kalarak hazırlanan kuvars tozudur. Boynuz gübresi ekim dikim işleminden önce akşam saatlerine doğru doğrudan toprak üzerine püskürtülür. Bitkinin topraktan ihtiyacı olanları temin etmesine, toprağın canlılık kazanmasına ve bitkide sağlıklı kök gelişimine yardımcı olur. Beyaz toz ise sabah saatlerinde bir sis bulutu gibi büyümekte olan bitkinin üzerine püskürtülür ve bitki metobolizmasının düzenlenmesine ve ürünün niteliksel gelişimine katkı sağlar.



Biodinamik Ekim ve Dikim Takvimi Nedir?



Bundan yüzyıllar önce tarım yapan atalarımız bitkilerin güvenli bir şekilde yetişmeleri, sağlıklı büyümeleri ve iyi verim almak için kimyasal ilaçlar ve yapay gübreler kullanmak yerine doğanın temel döngülerine güvenmişlerdi. Mevsimsel değişimlerin yanısıra ayın safhalarına ilişkin aylık döngülerin ve yıldızların konumlarına göre aylık, yıllık ve daha uzun süreli döngülerin sonuçlarını gözlemleyerek, bunları günlük hayatlarında uygulayabilecekleri takvimler oluşturdular. Bu takvimler belli türden bitkilerin ekim ya da bakımı için en uygun tarihleri göstermekle kalmıyor, belli gıdaların saklanması, toprakla ilgili bazı işlerin yapılması, ağaç kesilmesi, dam çatılması gibi bir çok iş için uygun koşulların belirdiği zamanları da gösteriyordu. Bu takvimler çok uzun süre birçok eklemeler ve değişiklikler yapılarak kullanıldılarsa da günümüzde kimyasal tarımın “mucizeleri” bu bilgileri büyük bir hızla tarihe gömmeye girişti.

Hepimiz, pastırmanın hazırlanacağı pastırma yazının, kocakarı soğuklarının ya da kırlangıç fırtınasının tarihlerinin yazılı olduğu Rumi takvimleri hatırlar ama bunların nereden geldiğini ve ne anlattığını bilmeyiz. Oysa dünyanın ve Anadolu’nun birçok yerinde bu bilgiler doğayla yakından temasa güvenen çiftçiler tarafından halen kullanılmaktadır. Anadolu köylerinde de iyi bilinen ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olan ay takvimi (kameri takvim) konumuzla yakından ilişkilidir. Ayın ilk hilal şeklinde çıkışı yeni ay, 15’i dolunay 15’inden sonrası ise eski ay kabul edilirdi. Ayın ilk ve sonlarındaki hilal, genç kızların, hanımların kaş güzelliğini, ortasındaki 14
-
15 ler ise yine genç kızların yüz güzelliğini anlatırdı. Onun için aşıklar, şairler “Bugün ayın on dördü, kız saçını kim ördü”, “Yaktı yandırdı beni, yarin hilal kaşları” gibi türkülere konu ederlerdi, eski ay ile yeni ayları... Ağaçlardan gerek kavak olsun, gerekse meşe veya daha başka ağaç cinsinden olsun, kullanılacak ağaçların mutlaka ayın eskisinde kesilmesi gerekirdi. Atalarımıza göre ayın eskisi Rumi takvimdi. Anadolu’da hasat işleri, ağaçların kesilmesi vb işlemler “ayın eskisi” olarak tabir edilen, ayın dolunaya doğru dönmeye başladığı dönemlere denk getirilirdi.
.
Herhangi bir iş için kullanılacak ağaçların kesim zamanı çok önemlidir köylüler için. Çünkü yeni ayda kesilen ağaçlara çabuk kurt girer ve yer bitirirdi
.
Evdeki ağaçlar fazla dayanamaz,zayıflayınca insanların üzerine yıkılırdı. Saban yapacağın ardıçtan, oku yine ayın yenisinde kesersen bu sefer seni tarlada üzerdi. Saçtığın tohumu toprağa işleyemezsin çünkü oku kurt yemiş, ortasından kırılmıştır. Onun için atalar derdi ki “bunda bir kurt yeniği var” Gizli yürüyen zararlı işler için işte böyle derlerdi.

Ay, dünya çevresinde yaptığı 28 buçuk günlük yolculuğu sırasında bedenimizde, bitkilerde, hayvanlarda, toprakta, havada, suda bir çekim yaratmaktadır. Buna göre de ay takviminde,bitkinin yaprağı, kökü, çiçeği veya meyvesi gibi bölümlerinden hangisinden faydalanacaksa ona uygun bir ekim dikim zamanı bulunur. Eski Anadolu insanı bunu gözlem ve deneyimle keşfetmiş ve üretimde yüksek verim almak için kullanmıştır. Bugün bu bilgilerin Avrupa’da daha sistematik bir hale getirilmiş biçimde Biyodinamik tarımın temelinde uyguladığını görüyoruz. Biodinamik Ekim Dikim takvimi her yıl Maria and Matthias Thun
tarafından yayınlanan bir yayındır. Ayın, gezegenlerin ve takım yıldızların bitki gelişimine etkilerini inceleyen 40 yıldır süre gelen araştırmalara dayanır. Her ürün için uygun ekim, dikim ve hasat tarihleri bu takvim rehberliğinde belirlenir. 

Biyodinamik tarım

Batı astrolojisinin kullandığı tropikal* takvim yerine, gökyüzü döngülerinin gerçek zamanlarının kullanıldığı ve doğrudan gözlem yoluyla kolayca okunabilen sidereal bir takvim kullanır. Sideral ay, arka plandaki yıldızlara göre ayın dünya çevresindeki tam bir tur yapma zamanıdır. Ancak dünyanın Güneşin yörüngesinde hareket ediyor olması nedeniyle bir yeniaydan diğerine geçerken ayın 360 dereceden biraz daha fazla seyahat etmesi ger
ekmektedir. Dolayısı ile Synodic ay (kameri ay), sideral aydan daha uzundur. Sideral ay 27.322 gün iken, Synodic ay 29,531 gün sürmektedir.



Biodinamik ürünler daha mı yararlı?



Sağlıklı toprak ve hayvanlardan elde edilen gıdalar sağlıklı insanı yaratır. “Ne yersen, osun” şeklinde çevirebileceğimiz bir İngiliz deyimi konuyu açıkça ifade etmektedir. Araştırmalar biyodinamik ürünlerin daha uzun süre taze kaldığına, daha lezzetli olduklarına, kuru madde içeriğinin daha yüksek olduğuna, nitrat içeriğinin daha düşük olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca biyodinamik gıda tüketiminin insanlarda canlılığı artırdığı, alerjik reaksiyonları azalttığı ve genel olarak sağlığın iyi gelişimine neden olduğuna dair birçok anektot kanıt sunulmaktadır. Üretim aşamasında da biyodinamik tarımın dikkat çeken yönü ise bu ürünlerin
kuraklık gibi bitki gelişimindeki bazı stres faktörlerine ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olmalarıdır. Dünya çapında konuyla ilgili birçok araştırma enstitüsünde biyodinamik organik ve konvansiyonel çiftlik sitemlerinin karşılaştırıldığı araştırmalar 80 yıldır süregelmektedir.

Örneğin, Yeni Zelanda’da biyodinamik tarımla, artık ‘geleneksel’ hale gelmiş olan, yani zirai ilaçlar kullanımına dayalı tarımın toprak üzerine olan tesirleri ve ekonomik neticeleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analizlerde, biyodinamik olarak işletilen tarlalardaki toprakların geleneksel olarak işletilenlere göre; organik madde yönünden daha zengin, daha gevşek yapılı ve birim hacimdeki toprak kütlelerinin daha hafif olduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca toprağı sürekli işleyerek onua gevşek bir yapı kazandıran doğal tarımcılar olarak niteyebileceğimiz solucan sayısı ve birim ağırlıklarının da biyodinamik tarım yapılan tarlada daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bütün bu unsurlar sağlıklı ve verimli bitki gelişimini destekler niteliklerdir. Yine aynı araştırmanın sonuçlarına göre, geleneksel olarak işletilen tarlalara suni gübre ve ilaç verilmesine rağmen, biyodinamik olarak üretim yapılan tarladakilerle aynı seviyede verim elde edilmiştir. Diğer yandan biyodinamik olarak işletilen tarlalardan elde edilen ürünler, piyasada organik ürün olarak yaklaşık yüzde 25 civarında daha yüksek fiyatla satıldığından daha fazla gelir sağlamaktadır.



Bir gıdanın biodinamik üretim olduğunu nasıl anlarız?




Biyodinamik ürünler “Demeter” sembolü kullanılarak pazarlanır ve bu ürünün uluslarasıbiyodinamik üretim ve işleme standartlarına uygun olarak imal edildiğine dair garanti sunar.Demeter, adını eski Yunan’da bereket ve bolluk sembolü olan bir Tanrıça’dan almaktadır.Günümüzde Demeter Int. Avrupa, Amerika, Afrika ve Yeni Zelanda’daki Demeterorganizasyonlarından 18 üyeye sahiptir ve yaklaşık52ülkeden 4,742üreticiyi temsiletmektedir. Tabi bu rakam Demeter sertifikasyonu almış biyodinamik yöntemiuygulayıcılarını temsil etmektedir ancak Hindistan, Avustralya ve Amerika’da sertifikaalmamakla beraber bu yöntemi kullanan ve sayıları binlerle ifade edilebin küçük ölçeklibirçok tarım işletmesi de bulunmaktadır.Organik üretimde yetkili uluslarası sertifikasyon kuruluşlarından Demeter üyesi olanlar (ör:IMO; Ecocert, BCS vs) faaliyette bulundukları ülkelerde Demeter sertifikasyonu hizmeti devermektedir. Bağımsız bir Demeter sertifikası veren kuruluşun bulunmadığı ülkelerdeDemeter Int’in kendisi sertifikasyondan sorumludur. Elbette sertifikasyonun belli bir maliyetibulunmaktadır. Bu gider kalemleri, yıllık denetim ve sertifikasyon ücreti, Demeter adı altındasatılan ürünlerin toplam hasılasının yüzde 1’i (ilk yıl için yüzde yarım)’dir.



Türkiye’de Biyodinamik Üretim



Demeter istatistiklerine göre sertifikalı olarak Türkiye’de1,176hektar alanda yaklaşık 149 çiftlikte biyodinamik üretim yapılmaktadır. Türkiye’de 2008 yılında 485 ha olan alan ve 101 adet olan çiftlik sayılarında artış olurken, dağıtıcı ve işleyici sayılarında artış olmamıştır. Rapunzel, Işık Tarım gibi ülkemizde önde gelen organik tarım üretimi yapan firmaların bir kısmı sözleşmeli üreticiler vasıtasıyla biyodinamik üretim gerçekleştirmektedir. Ayrıca Afyon’un Başmakçı ilçesinde 1972 yılında kurulmuş olan S.S. Başmakçı 1 Nolu (Gül) TarımsalKalkınma Kooperatifi Başmakçı ve çevre köylerinde 1991 yılından bu yana ekolojik gül yağı projesi yürütmektedir. Kooperatif belli bir dönem biyodinamik tarım da denemiş ancak gerek uygulamanın daha zor ve detaylı oluşu, gerekse defiyat farkının kendilerine yeterince yansımaması gibi nedenlerle bu yöntemi devam ettirememiştir.Dünyada ve ülkemizde Biyodinamik tarımın öne çıktığı üretim alanlarından biride şarap üretimidir. Son yıllarda düzenlenen dünyadaki şarap fuarları biyodinamik şarapların gövde gösterisine sahne olmakta ve haliyle fiyatları da neredeyse konvansiyonel bir üretimin fiyatının iki katına kadar çıkabilmektedir.Ülkemizde de biyodinamik şarap üretimi ve denemeleri başlamış durumdadır.Doğal yöntemlerle üretilen bu şarapların tadlarının da çok daha özel ve özgün olduğu ilgili çevrelerce kabul görmektedir. Biyodinamik bağcılıktan söz ederken bu akımın en şiddetli savunucusu ve yayınladığı birçok kitap ile de bu işi tüm dünyaya öğreten Nicolas Joly’den bahsetmeden olmaz elbette. Fransa’da LoireValley-SavennieresapelasyonundaCoulee de la Serrantadlı Chateau’nun sahibi. Tamemen biyodinamik ilkelere bağlı kalarak oluşturduğu Chenin Blancbağlarındanson derece sıra dışı buruna sahip şaraplara imza atmakta. Kendigörüşüne göre biyodinamik bağcılık, organik bağcılıktan farklı olarak her şeyi doğadan kendi kendine yapmasını beklemeden, uygun radyo frekansını ayarlar gibi doğaya ince ayarlar vererek onun işini yapmasında yardımcı olmaktır. Bu noktada biyodinamik bağcılığın doğal şarap üretimi ile mutlaka taçlandırılması gerekiyor.



Son söz


İnsanoğlu varlığını sürdürmek için beslenmek zorunda bunun için de tarımsal faaliyetleri sürdürmesi gerekiyor. Hızlı nüfus artışı ve artan refah düzeyi tüketimi kamçılayınca daha fazla üretim için yeni yollar bulmak gerekti. “Yeşil devrim” adı verilen konvansiyonel üretim metodlarıyla daha fazla kimyasal ve gübre kullanarak daha çok üretmek amaçlandı ve bu amaca ulaşıldı da. Ancak gelinen noktada nicelik artışı, ne yazık ki nitelik artışını getirmedi. Bu şekilde üeretilen gıdalarla beslenen insanlarda birtakım alerjik reaksiyonlar, hastalıklar ve bağışıklık sistemlerinde zaafiyetler ortaya çıktı. Aşırı işlemeden dolayı artan toprak su kirlilikleri de birçok çevre sorununa neden olmaya başladı. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak tüm dünyada sayıları artmakta olan bir grup insan gerek çevre, gerekse sağlık kaygıları ile tekrar doğayla uyumlu üretim metodlarına yöneliyor. Bu da organik tarım, biyodinamik tarım gibi yöntemleri yaygınlaştırıyor. Ülkemiz nispeten daha az kirlenmiş su ve toprak kaynakları ile organik üretim alanında avantajlı bir konumda ancak sözkonusu avantajı ekonomik değere dönüştürmenin yolu tecrübeyi bilimsel yaklaşımla destekleyerek üretim gerçekleştirmekten ve pazarlama becerisinden geçiyor. Nitekim biyodinamik tarımın temelindeki birçok öğreti Anadolu köylerinde de bilinmesine rağmen ne yazık ki bunları sistematik bir hale getiremediğimiz ve bu tecrübelerin zaman içinde yitip gitmesine seyirci kaldığımız görülüyor. Kayıt tutmadığımız ve etkilerini bilimsel olarak yeter ince araştırmadığımız için de, eskilerin birçok tecrübesini hor görüp sonraki kuşaklara aktaramıyoruz.

Evet, dünya büyük bir hızla değişiyor, daha fazla üretelim daha çok tüketelim çılgınlığı da aynen devam ediyor ancak kanımca Türkiye gelecek kuşaklara miras olarak sağlıklı bir çevre ve yaşam bırakmak istiyorsa, organik tarımı destekleyerek organik üretimi ve tüketimi artırmak zorundaydı.



Kaynaklar:https://apelasyon.com/yazi/8/biyodinamik-tarim




Devamı...

AY TAKVİMİNE GÖRE EKİM İŞE YARAR MI? (DENEY)

0 yorum

    Fidelerle ilgili ilginç bir deneyi sizinle paylaşayım dedim. Soldaki tepsi, yapraklı yıllıklar için yanlış bir ay dikim evresi olan Dolunay evresinde ekilmiştir. Sağdaki tepsi iki hafta sonra Yeni Ay evresinde ekilmiştir.
   Gördüğünüz gibi, doğru aşamada ekilen genç fidanlar sadece daha iyi bir çimlenme oranına sahip olmakla kalmadı, iki hafta önce ekilenleri yakaladı veya geçti. Her ikisi de aynı fide karışımına ekildi ve aynı miktarda bakım gördü.
Geçmişte, bunun çimlenen tohumlarda yaygın bir olay olduğunu gördük ve tohumları her zaman türüne göre doğru ay evresinde ekmeye çalıştık.



Devamı...

Aralık 2022 Bahçecilik Ay Takvimi

0 yorum

 ARALIK 2021

1 Ça
  • Azalan ay
  •  
  • Terazi 14:56
  •  
  • Akrep
  • çim biçme
  •  
  • kaldırma leke
  •  
  • temizlik
  •  
  • sulama tesisleri
2 Pe
  • Azalan ay
  •  
  • Akrep
  • çim biçme
  •  
  • sulama tesisleri
  •  
  • temizlik
  •  
  • kaldırma leke
3 Cu☋ at 17:58
  • Azalan ay
  •  
  • Akrep 15:13
  •  
  • Yay
  • temizlik
  •  
  • sulama tesisleri
  •  
  • çim biçme
  •  
  • kaldırma leke
4 Ct13:01 perije
  • Yeni ay
  •  
  • Yay
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • toplama ve hasat
  •  
  • havalandırma
5 Pa
  • Yükselen ay
  •  
  • Yay 14:31
  •  
  • Oğlak
  • asitleme sebze preparatları
  •  
  • iyi hasat
6 Pt
  • Yükselen ay
  •  
  • Oğlak
  • asitleme sebze preparatları
  •  
  • iyi hasat
7 Sa
  • Yükselen ay
  •  
  • Oğlak 14:49
  •  
  • Kova
  • iyi hasat
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • çiçek dikimi
  •  
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • havalandırma
8 Ça
  • Yükselen ay
  •  
  • Kova
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • havalandırma
  •  
  • iyi hasat
  •  
  • çiçek dikimi
9 Pe
  • Yükselen ay
  •  
  • Kova 17:53
  •  
  • Balık
  • iyi hasat
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • havalandırma
  •  
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • çiçek dikimi
10 Cu
  • Yükselen ay
  •  
  • Balık
  • sulama tesisleri
  •  
  • yaprak dikim
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • çim biçme
11 Ct
  • Yükselen ay
  •  
  • Balık
  • sulama tesisleri
  •  
  • yaprak dikim
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • çim biçme
12 Pa
  • Yükselen ay
  •  
  • Balık 0:46
  •  
  • Koç
  • meyve asitleme
  •  
  • havalandırma
  •  
  • iyi hasat
  •  
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • meyve dikim
13 Pt
  • Yükselen ay
  •  
  • Koç
  • meyve dikim
  •  
  • meyve asitleme
  •  
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • iyi hasat
  •  
  • havalandırma
14 Sa
  • Yükselen ay
  •  
  • Koç 11:10
  •  
  • Boğa
  • iyi hasat
  •  
  • asitleme sebze preparatları
15 Ça
  • Yükselen ay
  •  
  • Boğa
  • iyi hasat
  •  
  • asitleme sebze preparatları
16 Pe
  • Yükselen ay
  •  
  • Boğa 23:42
  •  
  • İkizler
  • asitleme sebze preparatları
  •  
  • iyi hasat
17 Cu☊ at 3:12
  • Yükselen ay
  •  
  • İkizler
  • havalandırma
  •  
  • çiçek dikimi
  •  
  • sulanan değil bitkiler
18 Ct5:16 apoje
  • Yükselen ay
  •  
  • İkizler
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • çiçek dikimi
  •  
  • havalandırma
19 Pa
  • Dolunay
  •  
  • İkizler 12:41
  •  
  • Yengeç
  • sulama tesisleri
  •  
  • çim biçme
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • gübre
20 Pt
  • Azalan ay
  •  
  • Yengeç
  • sulama tesisleri
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • çim biçme
  •  
  • temizlik
  •  
  • kaldırma leke
21 Sa
  • Azalan ay
  •  
  • Yengeç
  • çim biçme
  •  
  • sulama tesisleri
  •  
  • kaldırma leke
  •  
  • temizlik
  •  
  • kötü hasat
22 Ça
  • Azalan ay
  •  
  • Yengeç 0:53
  •  
  • Aslan
  • temizlik
  •  
  • havalandırma
  •  
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • pencere temizleme
  •  
  • yapay döllenmiş değil
23 Pe
  • Azalan ay
  •  
  • Aslan
  • havalandırma
  •  
  • temizlik
  •  
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • yapay döllenmiş değil
  •  
  • pencere temizleme
24 Cu
  • Azalan ay
  •  
  • Aslan 11:24
  •  
  • Başak
  • temizlik
  •  
  • onarım ve boya
  •  
  • süt yok
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • bahçede çalışın
  •  
  • kökleri ekim
25 Ct
  • Azalan ay
  •  
  • Başak
  • kökleri ekim
  •  
  • kötü hasat
  •  
  • onarım ve boya
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • bahçede çalışın
  •  
  • süt yok
  •  
  • temizlik
26 Pa
  • Azalan ay
  •  
  • Başak 19:23
  •  
  • Terazi
  • bahçede çalışın
  •  
  • temizlik
  •  
  • süt yok
  •  
  • kökleri ekim
  •  
  • otlar kaldırmak
  •  
  • onarım ve boya
  •  
  • kötü hasat
27 Pt
  • Azalan ay
  •  
  • Terazi
  • pencere temizleme
  •  
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • temizlik
  •  
  • onarım ve boya
  •  
  • havalandırma
28 Sa
  • Azalan ay
  •  
  • Terazi
  • onarım ve boya
  •  
  • pencere temizleme
  •  
  • sulanan değil bitkiler
  •  
  • havalandırma
  •  
  • temizlik
29 Ça
  • Azalan ay
  •  
  • Terazi 0:16
  •  
  • Akrep
  • çim biçme
  •  
  • kaldırma leke
  •  
  • sulama tesisleri
  •  
  • temizlik
30 Pe
  • Azalan ay
  •  
  • Akrep
  • sulama tesisleri
  •  
  • çim biçme
  •  
  • temizlik
  •  
  • kaldırma leke
31 Cu☋ at 4:07
  • Azalan ay
  •  
  • Akrep 2:08
  •  
  • Yay
  • toplama ve hasat
  •  
  • Meyve ve sebzelerin dondurulması
  •  
  • havalandırma
  •  
  • onarım ve boya
  •  
  • temizlik
  •  
  • pencere temizleme
TAKVİM AÇIKLAMLARI
sulama tesisleriSulama - özellikle oda ve balkon bitkileri için geçerlidir.
gübreBitkileri doğal ve yapay gübrelemek için en uygun zaman.
kökleri ekimSebze köklerini ekim ve dikim için iyi bir zaman.
yaprak dikimYapraklı sebzeleri ekim ve dikim için iyi bir zaman.
meyve dikimMeyve bitkilerini ekim ve dikim için iyi bir zaman.
çiçek dikimiÇiçekleri ve çiçekli bitkileri ekim ve dikim için iyi bir zaman.
otlar kaldırmakOtları kesme ve koparma en uygun dönem.
temizlikÇamaşır yıkama ve temizlik daha az çaba gerektirir. Bugün, daha az deterjan ve temizlik ürünlerine ihtiyacın var.
pencere temizlemePencereleri yıkamak için iyi bir zaman. Pencereler de çizgiler kalmaz.
havalandırmaEvi uzun süre havalandırma için uygun zaman. Bu günlerde de kuru toz alma daha kolaydır.
onarım ve boyaKüçük onarım işleri – boya ve vernikle ilgili tüm işleri için uygun zaman.
meyve asitlemeMeyvelerin toplanması ve korunması için uygun zaman.
asitleme sebze preparatlarıSebzelerin köklerinin toplanması ve korunması için uygun zaman.
süt yokBugün, meyve mahsulleri hazırlamak için uygun değil.
Meyve ve sebzelerin dondurulmasıMeyve toplama ve dondurması için iyi zaman.
toplama ve hasatMeyve toplama ve depolama için iyi zaman.
iyi hasatMeyve toplama ve depolama için özellikle iyi zaman.
kötü hasatOlumsuz hasat mevsimi – bu zaman da depolanmak için toplanan meyve kötü olur.
kaldırma lekeLeke sökücüsünden daha az miktar kullanarak – zahmetli lekeler daha kolay dökülür. Bu günlerde yıkanan çamaşır daha temiz.
sulanan değil bitkilerBitki sulamayı durdurmanız önerilir – bu günlerde bitkileri sulama zararlı olabilir.
yapay döllenmiş değilKimyasal gübre kullanmayın - kuruma veya yanma riski olabilir.
çim biçmeÇim biçmek için faydalı gün.
çim kesmeÇim biçmek için özellikle faydalı gün.
bahçede çalışınGenel olarak, bahçe ve tarlada, ekimle, dikimle ve nakille hemen hemen yapılan tüm çalışmaları gerçekleştirmek için iyi bir zaman.                        Kaynak:https://www.kozmikbakim.com/aralik-ev-ve-bahce-bakimi.html


Devamı...