Magnezyumun Bitki Gelişimi Üzerine Etkileri

0 yorum

   MAGNEZYUM

Klorofilin yapısında yer alır ve 
 bitkide fotosentez için çok önemlidir. Bu nedenle, eksikliği sonucunda bitkilerde gelişme zayıflar, tohum ve meyve oluşumu zayıflar, meyve dökülmesi fazlalaşır. Ayrıca, bitkide şeker, yağ ve nişasta oluşumuna katkıda bulunur.

   Toprakların magnezyum konsantrasyonu % 0,05 ile % 0,5 arasında değişmektedir. Magnezyum bitkiler tarafından Mg+2 iyonu şeklinde pasif absorbsiyonla almaktadır. Genel olarak bitkilerin Mg içerikleri kuru maddenin % 0.1 ile % 0.5 arasında değişiklik göstermektedir. Magnezyum, yapraklarda krolofil molekülünün merkez atomu olarak bulunmaktadır.
     Bitkilerin magnezyumla beslenme durumlarına bağlı olarak toplam magnezyumun % 6 ile % 25 klorofil molekülüne bağlı, %5-10 ise hücre duvarlarında pektat şeklinde bağlı, Geri kalan % 60-90 ise su ile ekstrakte olabilir şeklinde bulunmaktadır.


BİTKİLERDE MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ ve BELİRTİLERİ  

 Magnezyum Noksanlığı 
    Şiddeti arttıkca, belirtiler potasyum noksanlığı ile ilgili olan yaprak kenarı yanıklığına benzeyebilir. Daha çok özelliği yaprağın ana yaprak damarının tabanına doğru yavaş yavaş damarlar arasında gelişerek ve balık kılçığı gibi bir görüntü vererrek terminal sürgünlerin yaşlı yaprakların yeşil renginin solgunlaşmasıdır. Armutlarda damarlar arası bölgelerde kloroz etkisi gösteren şeritlerle sarılmış koyu ve morumsu doku adacıkları gelişmesi görülebilir. Büyüme mevsimi ilerledikce septomlar genç yapraklaradada görülmeye başlar ve yaşlı yapraklar dökülür.

Eksiklik Belirtileri:
  • İç damarlarda klorozlar
  • İlk olarak yaşlı yapraklarda belirtiler görülür
  • Ürün gelişiminde azalma


 Klorofilin merkez atomu olan magnezyum fotosentezde oynadığı önemli rol ile hayatın devamlılığını sağlayan anahtar elementlerden biridir.

    Klorofilin yapısındaki magnezyum, bitkideki toplam magnezyumun ancak % 15 -20'sini oluşturmakla birlikte, magnezyum noksanlığında hemen klorofil miktarı düşer ve fotosentez geriler. Bunun doğal sonucu bitkide gelişme geriliği ve ürün kaybıdır.

    Bitkilerde Magnezyum noksanlığı simptomları bakımından bitki türleri arasında farklılıklar olabilmektedir. Bununla birlikte bazı ortak karakterler magnezyum noksanlığının tanınmasını kolaylaştırır.

    Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksanlık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır. Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür.


    Elmada magnezyum noksanlığında, ağaçların özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı bazen grimsi yeşil renkli lekeler oluşur. 

   Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler. Lekeler hızla kırmızımsı kahverengi nekrozlara dönüşür. Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür. 

    Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar. Golden Delicious çeşidi elmalar magnezyum noksanlığına fazla duyarlıdırlar.  


   Narenciyede magnezyum noksanlığında, çeşitlerde görülen simptomlar, yaşlı yaprakların ana damar çevresinde renk açılması şeklinde başlar. 

Gittikçe genişleyerek yaprak sararır. 
Yaprak uçları ise yeşil renklerini korurlar. 
Yapraklarda erken dökülme olur.  

   Asmada magnezyum noksanlığında, yaprakların damar aralarında lekeler çeklinde başlayarak kloroz, lekelerin hızla genişlemesiyle sapa doğru yayılır ve yaprakta ördek ayağı şeklinde tipik görüntü oluşur.

 Klorotik bölgelerde kahverengi nekrozlar oluşur.  


   Kirazda magnezyum noksanlığında, yaşlı sürgünlerin koyu yeşil, gevşek dokulu yapraklarında ve damar aralarında, klorotik ve nekrotik alanlar oluşur. Büyüme mevsiminin sonuna doğru belirtilerin şiddeti artar ve nekrotik alanlar siyah bir renk alır.

Yapraklarda delikler oluşur. 
Sürgün ucundaki yaprakların renkleri açılır.
Yaprakların dökülmesi hızlanır.
Bu noksanlığa, topraktaki magnezyum yetersizliği, aşırı potasyum ve kalsiyum, aşırı yağış neden olabilir.

    Armutta magnezyum noksanlığında, yaprakların ana damar çevresi ve kenarlara yakın bölgelerde nekrozlar oluşurken, yaprak kenarları yeşil renklerini korurlar. 
Bu simptomlarrn ortaya çıkması mevsim sonlarına doğru olur. 
Yapraklarda erken dökülme de görülür.  
Şeftali magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. 

   Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır. 
Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.  
Şeker pancarının magnezyum noksanlığında yaprakları hareli sarı bir görüntü alır. Renk değişimi yaprakların uç ve kenar kısımlarından başlayıp içeriye doğru yayılır. Kahve renkli nekrozlar meydana gelir. Yapraklar sarkar. Bu görüntü pancar sarı virüsünün yarattığı simptoma benzer, sadece virüs simptomu, kenarlardan içeri doğru daha muntazam bir yayılma gösterir.  

    Çilek bitkisinde magnezyum noksanlığı yapraklarda küçük küçük kırmızımsı menekşe renkli lekelerin görülmesiyle kendini belli eder. Daha sonra bu lekeler genişleyerek için yaprak, kenarlarda bant şeklinde bir kısım hariç, kırmızı menekşe renk alır. Bu görüntü potasyum noksanlığı ile karıştırılsa da, potasyum noksanlığında renklenme yaprak kenarlarından başlayarak içeri doğru yayılır.
 
     Domateste magnezyum noksanlığında, yaşlı yapraklarda damar aralarında, kenarlardan başlayıp içe doğru ilerleyen sararma şeklinde kloroz görülür. 

Sonunda bütün yaprak sarıya döner. 
Kahverengi keler oluşur. 
Yapraklar gövdeye doğru sarkar ve ölür.  

    Hıyar bitkisinde magnezyum noksanlığında, yaşlı yapraklarda, damarlar ve yaprak kenarlarında ince bir bant yeşil kalarak, yaprağın diğer kısımları sararır. 
Yaprakların kenarlarında kahverengi lekeler görülebilir. 

Budanmış bitkilerde ana gövde yeni sürgünlerin gereksinimini karşılayacak kadar magnezyum absorbe edemediği için, budanmadan sonra noksanlık görülme ihtimali yüksektir.  

     Tütün yapraklarında magnezyum noksanlığı simptomları, yaprakların uç kısımlarından başlayıp ortaya doğru ilerleyen, ve damar aralarında görülen kama şeklinde sari veya beyaz lekeler şeklindedir. Noksanlık çok şiddetli ise, yaprak kenarlarında kahve renkli nekrozlar görülür, için yaprak klorozlu bir hal alır ve yaprak kağıt dokusuna benzer bir strüktüre sahip olur .  
    Magnezyum noksanlığının tipik belirtisi yaşlı yapraklarda damarlar arasında görülen sararmadır Primer ve sekonder damarlar (birinci ve ikinci damarlar) yeşil renklerini korurlar, üçüncü ve daha ince damarlar ve damarlar arası bölgelerde renk sararır. Yaprak bu haliyle benekli bir görüntüye sahip olur. Ekstrem durumlarda klorotik dokular ölerek kahverengi nekrozlar oluşturur.

   Magnezyum eksikliği özellikle kireçli ve hafif topraklarda yaygındır, fakat diğer tip topraklarda da görülebilir. Eksiklik iki nedenden kaynaklanabilir. Toprak bitki gelişimi için yeterli olacak miktarda magnezyuma sahip değilse bu gerçek eksikliktir. Alınabilir magnezyum miktarı toprakta 50 ppm den fazla ise bu toprak magnezyum bakımından yeterli demektir. Bu miktar 25 ppm daha az ise, bitki için magnezyum yetersizliği var demektir. Potasyum, sodyum kalsiyum gibi elementler topraktan magnezyum alımını zorlaştırırlar. İkinci yetersizlik ise, çeşitli nedenlerle, örneğin bazı nematodlar nedeniyle kök gelişmesi engellenen bitkilerin toprakta yeterli miktarda bulunan magnezyumu alamaması şeklinde oluşandır. Pancar ekiminden önce alınan toprak numunesinin analizi sonucunda magnezyum eksikliği görülürse magnezyum uygulanmalıdır. Toprak analizi yapılamaması durumunda, ön bitkide magnezyum eksikliği belirtileri görülüp görülmemesine göre karar verilebilir.

     Özellikle kumlu topraklarda, bitki gelişmesinin olgunluk dönemlerine doğru bitkilerde magnezyum noksanlığı sık görülür. Geç dönemde ortaya çıkan magnezyum noksanlığı ürün miktarında büyük bir azalmaya yol açmayabilir. Ancak özellikle yaprakları için yetiştirilen bitkilerde pazar kabiliyeti düşer. Toprak sıkışması, su altında kalma ve kuraklık etki ­noksanlığını şiddetlendirir. Bazı hallerde toprakta yeterli miktarda magnezyum bulunsa bile bitkilerde magnezyum noksanlığı görülebilmektedir. Toprak çözeltisinde yüksek miktarda bulunan hidrojen, potasyum, amonyum, kalsiyum gibi iyonlar magnezyum alımını azaltarak noksanlığa neden olabilmektedirler. pH 5 ve daha düşük olan topraklarda bulunan yüksek miktardaki alüminyum iyonları da magnezyum alımını azaltarak noksanlık yaratmaktadır.

      Magnezyum noksanlığına en duyarlı sebzeler marul, karnabahar, lahana, havuç,  bezelye, turp bitkileridir. Tütün, patates, pancar, mısır, pamuk, meyvelerden narenciye türleri ve bazı elma çeşitleri magnezyum gereksinimi yüksek olan bitkilerdir.




Bitki beslenmesindeki önemi:
  • Meristem gelişimi
  • Klorofil molekülünün oluşumu
  • Fosfat ve azot metabolizmasının tayini
  • Protein sentezi
  • Bitki tarafından suyun alımı

Magnezyum Toksisitesi
Fazla miktarda magnezyum düzeyi varlığı spesifik değildir, fakat genellikle potasyum  kalsiyum noksanlığı gibi gözükür.

Toprakta yüksek Ca/Mg oranı kronik magnezyum yetersizliğine yol açar. Magnezyumun en önemli görevi, klorofil molekülünde merkez katyon olmasıdır. Bitki yeterli magnezyum alamazsa, yeterli klorofil üretemeyecek, yeşil renk kaybolacak ve fotosentez yapamayacaktır. Zayıf gövde, uzun saçaklı kökler, yapraklarda yukarı doğru kıvrılma ve hasat öncesi meyve dökülmesi görülecektir.

Görülmesinde etkili nedenler:
  • Yüksek ph lı topraklar
  • Kumlu veya asitli toprakla
  • Yüksek potasyumlu veya yüksek fosfor uygulaması yapılan topraklar
  • Soğuk nemli periyotlar

Epsom tuzu ( Mg-sulfat ), potasyum sülfat ve potasyum-magnezyum sülfat(Sul-Po-Mag ) gübreleri ile Mg içeren toprak düzenleyicilerden sağlanır.