Bitlis Yöresel Yemekleri

0 yorum
Şeker Helvası

250 gr tereyağı
2 su bardağı un
1 su bardağı süt
2 su bardağı tozşeker
1 su bardağı çekilmiş ceviziçi
4-5 ceviz içi
1. Tereyağını eritin. Unu ekleyip tahta kaşıkla sürekli karıştırarak orta ateşte kavurun. Pembeleşmeye başlayınca çekilmiş ceviziçini ilave edip 15-20 dakika daha kavurun. Tozşeker ve sütü ekleyin. 5 dakika daha sürekli karıştırarak kavurup ateşten alın.
2. Pişen helvayı düz bir servis tabağına veya tepsiye bastırarak yayıp soğumaya bırakın. Dilediğiniz şekilde dilimleyip her dilimin ortasına yarım ceviziçi yerleştirin. Tabağın çevresini çekilmiş ceviz serperek süsleyip soğuk veya ılık olarak servis yapın.


Ciğer Tablaması

1 koyun ciğeri
4 su bardağı ince bulgur
Tuz, karabiber
1 tatlı kaşığı reyhan otu
1 tatlı kaşığı kırmızı tozbiber
3-4 çorba kaşığı tereyağı
1. Koyun ciğerini ince ince kıyın ya da kıyma makinasında çekin bulguru ekleyip iyice yoğurun. Tuz, karabiber ve reyhanotu ilave edip köfte hamuru haline getirin.
2. Köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizde yuvarlayın. Yassılaştırarak 1 cm kalınlığında köfteler yapın. Köfteleri 20-25 dakika dinlendirin. Bir tencereye su doldurup kaynatın. Köfteleri kaynar suda pişirip süzgeçle servis tabağına alın.
3. Tereyağını küçük bir tavada eritin. Kırmızı tozbiberi ekleyip kızdırın. Köftelerin üzerine gezdirip sıcak olarak servis yapın.



Ayvanet

5 yumurta
1.5 su bardağı un
3 çorba kaşığı tereyağı
1 su bardağı yoğurt
Yarım çorba kaşığı biber salçası
1 kahve fincanı su
2 diş sarımsak
Pulbiber, nane
Tuz
1. Yumurtaları derin bir kaba kırıp un ve tuz ilave ederek çırpın. Krep hamuru kıvamında pürüzsüz bir karışım hazırlayın.
2. Geniş bir tavada 3 çorba kaşığı tereyağını eritin. Hazırladığınız krep hamurunu 4'e bölüp tavaya 4 seferde dökerek iki taraflı kızartın. Biber salçasını 1 kahve fincanı su ile ezin. Sarımsakları ezip yoğurtla karıştırın ve iyice çırpın.

3. Servis tabaklarına birer krep yerleştirip üzerlerine sarımsaklı yoğurdu paylaştırın. Salça sosunu gezdirip pulbiber ve kuru naneyle süsleyin. Sıcak olarak servis yapın.

Bitlis Köftesi

Bitlis kadını için yapılması açısından olgunluğun bir ölçüsü sayılan bu yemek için gerekli malzemeler;
1 kg sinirsiz ve yağsız but eti
1 kg ince bulgur
1/2 kg şereh (beden) yağı
yarım baş soğan
bir miktar toz biber
karabiber
iki adet ekşi nar veya limon suyu
yeteri kadar tuz.
İçinin hazırlanışı;
Şereh yağı makinede iki kez çekildikten sonra içine yarım baş soğan rendelenerek, tuz, karabiber ve toz biber ile karıştırılır. Bu karışma ekşi nar içi, o yoksa limon suyu sıkılır.
Yapılışı;
sinirsiz ve yağsız but eti iki kez makinede çekildikten sonra elde edilen bu kıymaya bir o kadar da ince bulgur karıştırılarak su ile yoğrulur. Yoğrulmuş olan hamur küçük parçalara ayrılır, bu parçalar birer birer sol avuç içine alınarak sağ elin şahadet ve orta parmağı ile delinmeyecek şekilde oyulur. Bu oyuğun içine alabildiği kadar yukarıda tarif ettiğimiz içi için hazırlanmış karışımdan konulur. Daha sonra oyuğun ağzı kapatılarak sağ el suya değdirilmek suretiyle iki el arasında yuvarlayarak düzeltilir. Usta ev kadınlığının ifadesine göre köftenin en mühim tarafı ağzının kapatılması ile, dış kısım kalınlığının bir birine eşit olmasıdır. Sıra pişirilmesine gelmiştir. Köfteler kuvvetli bir ateş üzerinde fıkır fıkır kaynayan su dolu bir tencerenin içerisine taşmayacak şekilde elle atılarak alevin daha kuvvetlenmesi temin edilir. Bir müddet kaynadıktan sonra köfteler suyun yüzüne çıkınca piştiği anlaşılır ve sıcak servis yapılır.

Katıklı Dolma

Malzemeler:
1 adet kara kabak
250 gr kıyma
2 adet iri kuru soğan
1 çorba kaşığı kuru reyhan
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
Üzeri için:
1 kase yoğurt
3-4 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
Yapımı:
Bal kabağına benzeyen kara kabağın kalın kabuğu satırla soyulur. Ortadan ikiye kesilir, çekirdekleri çıkarılır. Kenarlarından şerit şeklinde kesilir. Kabak şeritlerin yumuşaması için üzerine tuz konur, hafif ovulur. (Yapış yapış olması normaldir.) Sonra yıkanır. Kıyma, rende soğan, reyhan, tuz, rende soğan ve karabiber iyice yoğrulur. Köfte gibi , ceviz büyüklüğünde toplar yapılır. Bu toplar şerit şeklinde kabaklara sarılır. Daha sonra dolmalar az suda , kısık ateşte haşlanır. Servis tabağına aktarılır. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve yakılmış tereyağ-pul biber karışımı gezdirilir.

Not: Bu kabağın çekirdekleri kuruyemiş olarak tüketilir.

Teter

5-6 dilim esmer köy Ekmek veya tandır ekmek
2 su bardağı Pekmez
1 su bardağı Su
3 yemek kaşığı Tereyağı

Bir tencerede pekmez ve su birlikte bir taşım kaynatıldıktan sonra altı söndürülür. Pekmezli şerbet sıcakken içine tereyağı ilave edilir ve karıştırılarak yağ eritildikten sonra bir kenarda bekletilir. Derin ve geniş bir servis tabağının içine, ekmekler ikiye ya da dörde bölünerek yerleştirilir. Sıcak pekmez şerbeti ekmeklerin üzerine dökülür. Pekmezli ekmek ılık olarak ikram edilir.



Şirin Kayganak

6 yumurta
100 gr tereyağı
2 su bardağı pekmez
Yarım su bardağı su
Yarım su bardağı tozşeker

1. Yumurtaları iyice çırpın. Tereyağını tavada kızdırın. Çırpılmış yumurtayı tel süzgeçten ince ince kızgın yağa akıtın. Tel tel olacak şekilde pembeleşinceye kadar çatalla karıştırın.
2. Pekmez, su ve tozşekeri bir tencereye alıp kaynatın. Kızartılmış yumurtanın üzerine gezdirerek dökün. Bir taşım daha kaynatıp servis tabağına alın. Sıcak olarak servis yapın.


Büryan Kebabı


Büryan, Bitlislilerin “hevur” dedikleri tekeden yapılır. Genellikle büryan mevsimi yaz ve sonbaharın başlarıdır. Bu mevsimlerde hayvan hem besili, hem de taze ve tabi otla beslendiğinden eti güzel kokar. Kış aylarında besi hayvancılığı olduğundan, fazla rağbet görmez. Büryan eti bir gün önceden hazırlanır. Bir bütün hayvanın etleri, kopmayacak şekilde hayvanın yanlarına sarkıtılır ve bolca tuzlanarak dinlendirmeye bırakılır. Gece yarısı, saat iki civarlarında tandır yakılır (meşe ağacının dalları kullanılır). Ateş kor halini aldıktan sonra su dolu büyük bir kap, tandırın içine konur. Daha sonra pişirilecek et, çengellerle suya değmeyecek şekilde tandıra sarkıtılır ve tandırın hava almaması için ağzı kapatılır. Et bir yandan ateşte pişerken, diğer yandan tandırın içindeki suyun buharında yumuşatılır. Pişen et tandırdan çıkarılarak, kancaya asılır. Büryanın en iyi olduğu dönem, Ağustos, Eylül, Ekim aylarıdır. Üzümle beraber yemek, adet haline gelmiştir.

Not: Rivayet edilir ki, IV. Murat Revan seferine çıkarken, Bitlis’ten geçmiştir. Ordusu ile beraber yürürken, Bitlis’e yakın bir yerde bir sürü ile çobana rastlar. Çobana kendilerinin IV. Murat olduğunu, yemek olarak ikram edecek bir şeyin olup olmadığını sorar. Çoban da; et ve sütten başka bir şeyinin olmadığını, kabul ettikleri takdirde kendilerine et ikram edebileceğini söylemiştir. Çoban, hemen bir teke keser, temizledikten sonra bolca tuzlar. Daha sonra toprağı eşeleyerek derince bir çukur açar. Topladığı dalları çukurun içine atarak yakmaya başlar. Dalların tamamı yanıp, ateş kor halini alınca çukurun içine içi su dolu büyükçe bir kap bırakır. Daha sonra tuzladığı bu hayvanı kuyunun içine sarkıtır. Hava almaması, etin suyun buharıyla pişmesi için üzerini kapatır. Piştikten sonra çıkarak padişaha ikram eder. Padişah bu yemeği çok beğendiğini, “Büryan gibi pişmiştir” demesi üzerine o günden sonra bu yemek hep yapılmış ve adına büryan denilmiştir.