Gloksinya (Sinnigia Specioasa) (İç Mekan Çiçeği)

0 yorum




Anavatanı Brezilya olan Gloksinya iç mekan süs bitkisi olarak yetiştirilebilen bir bitkidir. Yaprakları tüylü, iri veya küçük; çiçekleri çok değişik renklerde, kadife gibi tüylü ve borazan şeklindedir. Tabiatta 20 türü bulunan Sinningia cinsinin bitkileri yetiştiriciliğinde önemi olan tek türü S. Speciosa’dır.

İklim İstekleri

Bitki dinlenme döneminde 12-16 C sıcaklıkta muhafaza edilmesi gereken yumrular 21 C’de sürmeye başlarlar. Bitkinin en düşük büyüme sıcaklığı 18 C, yazın en yüksek sıcaklık 23 C dir. Yüksek orantılı %75-80 civarında nem ister. Yarı gölge yerleri severler. Özellikle çiçekli halde iken doğrudan güneş ışığı alan yerlerde bulundurulmamalıdır.

Toprak İstekleri

Yumrular Şubat ayında nemli turbaya dikilmeli, sürmeye başlayınca John Innes saksı kompostu No.2 ye alınmalıdır. Yani daha yüksek düzeyde besin maddesi istendiğinde boynuz ve tırnak unu ile kalsiyum fosfat ve potasyum sülfat oranları 2 kat artırılır. Ayrıca, 3 kısım tınlı toprak, 1 kısım turba, 1 kısım yanmış ahır gübresi ve 1 kısım kumun karışımıyla elde edilen harç da kullanılabilir. Bir başka harç ise, yine hacim olarak eşit miktarlarda tını toprak, turba, yaprak çürüntüsü ve kumun yada perlitin karışımından oluşur.

Üretim Teknikleri

Esas üretim tarzı tohum ile olmasına karşın, yaprak ve sürgün çelikleriyle de üretilebilirler. Tohum ekimi, John Innes saksı kompostuna Şubat-Mart aylarında yapılır. Çimlendirme ortamı olarak hacim olarak eşit miktarlarda ince turba ve orman toprağı karışımına az miktarlarda kum eklenmesiyle hazırlanan harç da kullanılabilir. Ekim kasaları 20-22 C’ de ve orantılı nemi yüksek bir yerde muhafaza edilir. Sulamanın alttan kapillarite yoluyla yapılmasına dikkat edilmelidir. Bu koşullarda tohumlar 2-3 hafta içerisinde çimlenirler. Önce kasalara, 4-5 hafta sonra 8 cm’lik saksılara şaşırtılan fideler, 30-40 gün sonra 12 cm’lik saksılara alınırlar. Çelikle üretme, 5-7.5 cm uzunluğundaki dip sürgünlerinin yumrudan da bir parça alarak Mart ve Nisan başında ayrılması suretiyle olur. Yaprak çelikleri ise Haziran-Temmuz aylarında alınır. Alının çelikler hacim olarak eşit miktarlarda turba ve kum karışımına dikilirler. Ortam sıcaklığı 21 C dolayında tutulursa 3-4 hafta içerisinde köklenme gerçekleşir.

Gübreleme

Her yıl Şubat-Mart aylarında saksı değiştirme yapılmalıdır. Mart-Mayıs ayları arası haftada bir kez 2 g/l kompoze, Haziran-Ağustos ayları ise 2 haftada bir kez 2 g/l potasyumca zengin kompoze gübre verilir.

Sulama

Bitkiler çiçeklenme süresince (Mayıs-Eylül ayları arası) kireçsiz su –olanaklı ise yağmur suyu- ile bolca sulanmalı, ancak yapraklara su püskürtülmemeli ve sulama yaparken yaprakların ıslanmamasına özen gösterilmelidir. Sonbaharda verilen su azaltılmalı yaprakların sararması ve dökülmesi sağlanmalıdır. Ekim’den Ocak’a kadar dinlenme dönemi boyunca bitkilere 7-10 günde bir olmak üzere çok az su verilmelidir. Dormant yumrulara Şubat ayından itibaren yeniden su verilmeye başlanır.

Budama

Kuruyan, çürüyen yaprak ve çiçekler sapları ile birlikte kesilip uzaklaştırılmalıdır.

Hastalık ve Zararlıları


Önemli hastalıklar Virüs, Kök çürüklüğü, Soğanımsı Gövde Çürüklüğü, Külleme ve Kurşuni Küf; zararlıları ise Kırmızı Örümcekler, Yaprak Bitleri ve Unlu Bitler’dir. Virüslü hastalıkların ilaçla mücadelesi yapılamamaktadır. Ancak taşıyıcı ve hastalıklı bitkilerin yetiştirilmemesi, toprağın virüs bulaşıklı olmaması gerekir. Siyah kök çürüklüğü, bu hastalıktan etkilenen bitkilerde gerilmeler, yaşlı yapraklardan başlayan kloroz ve çoğunlukla solgunluk belirtileri görülür. Köklerde çürümeler olur. Korteks (kabuk tabakası) genellikle açık kahverengi, bazı hallerde siyah renk alır. Hastalık etmeni olan fungus toprakta uzun süre yaşama yeteneğinde olan çok sayıda klamidosporlar oluşturur.
Mücadelesi, saksı toprağının patogen ile bulaşık olmamasına dikkat edilmeli ve saksı toprağının çok nemli bırakılmamalıdır. Külleme hastalığı bitkinin yaprak, yaprak sapı, çiçek, çiçek sapı ve gövdesinde görülür. Genellikle yaprakların üst yüzü pudra veya un serpilmiş gibi tozla kaplanır. Bu tozun rengi kurşuni kahverengiden beyaza kadar değişir. Yaprak parlaklığını ve yumuşaklığını yitirir, sert bir yapı alır. Hasta bitkilerde büyüme ve çiçeklenme olmaz. Küllenme fungusları yaz sonunda yaprak üzerinde oluşturduğu cleistothecium’larıyla kışa girer ve gelecek baharda oluşturduğu ascospor’larıyla bitkilere yeniden bulaşır. Yayılması için en elverişli ortam sıcaklığı 15-20 C olmalıdır. Ayrıca yüksek orantılı nem düzeyleri bu funguslar için uygundur. Sıcak ve kurak koşullarda bu hastalığın etkisi daha çabuk görülür.
Kurşuni küf; Yaprak, gövde ve çiçeklerde etkilidir. Fazla nemli ortamlarda bu bitki kısımlarının üstlerini gri küf tabakası kaplar. Bulaşmalar çiçeklerde küçük koyu renkli lekeler halinde görülür. Uzun süre devam eden %85’in üzerindeki orantılı nem ve özellikle 15-25 C sıcaklıklarda hastalığın yayılması için en uygun ortamdır. Mücadelesi ve alınacak önlemler için; Yayılma koşulları olan sıcaklık ve nem oranlarını uygun düzeyde tutmak, Hastalık parazit olduğu için bitkiyi yaralayan ve zarar veren her türlü faktörden kaçınılmalı, Captan 50 , su ile karışabilen toz halindeki ilaç yani formülasyonu w.p. olarak, 10lt ‘ye 1lt suya doz uygulanarak 15 gr uygulanmaktadır. Dichlofluanid 50, w.p. 10/1 dozda 20g preparat uygulanır. Vinclozolin 50, w.p. 10/1 dozda 7.5g preparat uygulanır. Kırmızı Örümcekler, Akar adı ile tanınırlar. Çıplak gözle zor fark edilirler. Vücutları oval yumuşak ve yapılı, üzerlerinde seyrek uzun kıllar bulunur. Akarlar, bitkilerin yapraklarının özellikle alt kısmını sokup bitki öz suyunu emerler. Ayrıca emme sırasında salgıladıkları zehirli maddelerden dolayı yapraklarda beyaz, sarı ve kahverengimsi lekeler oluşur. Bitkinin yapraklarının tümünü kurutabilir. Mücadelesi, akarları öldüren Propargite 73 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 8-10 cc’lik 10/1 suya preparat veya Dicofol 20 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 15 cc’lik 10/1 suya preparat hazırlanarak uygun bir pülverizatör ile bitkiye püskürtülmelidir. İlaçlama sırasında özellikle yaprakların alt kısmına ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. Yaprak bitleri, Püseron, ballık adları ile tanınırlar. Vücutları yumuşak bazen hafif tozlu veya bir mum salgısı ile örtülü olabilirler. Renkleri yeşil, siyah, sarı, kırmızı, beyaz ve kahverengimsidir.
Yaprak bitleri bitkileri sokup bitki öz suyunu emerek yaşar. Emme sırasında salgıladıkları toksik ve tahriş edici maddelerle yaprak kıvrılması veya şişkinlik gibi anormal oluşumlara neden olurlar. Yaprak sararır ve kurur. Virus hastalıklarını taşıyarak önemli zararlara yol açarlar. Mücadelesi, aşağıda adı ve kullanım dozu verilen ilaçlardan birisi su ile karıştırarak uygun bir pülvizatörle bitkiye püskürtülmelidir. Parathion-methyl 35 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 10 cc’lik 10/1 suya preparat veya Malathon 20 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 25 cc’lik 10/1 suya preparat kullanılabilir. Unlu bitler; Kabuklu bitlerle akraba olmalarına rağmen süs bitkilerindeki önemleri dolayısıyla farklılık göstermektedir. Sarımsı renkte olan vücudun üzeri una benzer mumlu maddelerden oluşmuş bir örtü tabakasıyla kaplı olduğundan beyaz renkte görünür. Kabuklu bitlerle bitkilerde benzer zararlar göstermeleriyle birlikte ilaçlarla mücadelesi şu şekilde yapılmaktadır; Azinphos-methyl 35, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat, Dichlorvos 50, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat, Diazinon 20, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat, Malathion 50, , E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat seklinde hazırlanıp bitkiye verilir.