Aşının Tutmasını Etkileyen Faktörler

0 yorum

Kalem ve anaç birbirleriyle uyuşur olmalıdır: Tersi olduğunda uyuşmazlık söz konusudur. Uyuşmazlık olduğu durumda iki birey parçasının birleştiği aşı noktasında kaynaşma ya hiç olmaz veya yetersiz olur. Bu durumda aşı noktasında şişme gözlenir ve bu yerden aşı kolaylıkla kırılabilir. Aşılı fidanda bodurlaşma olur ve sağlığı bozularak yaprakları sararır. Anaç ve kalem arasında büyüme farklılıkları gözlenir ve bir iki yıl içinde aşılı fidan ölür. Bitkiler, botanik akrabalık ilişkileri bakımından birbirlerine ne kadar yakın olurlarsa uyuşma olasılığı o kadar yüksek olur. Bunun için sırasıyla aynı klon, aynı alt tür içinde olan aşılamalarda başarı şansı çok yüksektir. Aynı cinsin ayrı türleri arasında ise aynı familyaya ait olsalar da cinsler arasındaki uyuşmazlık dolayısıyla başarı şansı düşük olmaktadır.
Bitki türlerinde, aşıdaki başarı türlere göre değişmektedir: Bazı türlerde aşının tutma olasılığı düşüktür. Örneğin, meşe ve kayınlar çok güç aşılanır. Bazı türlerde ise
başarı çok yüksektir.
Anaç kaliteli, kuvvetli ve genç bir fidan olmalıdır: Tohumdan yetişmiş anaç,
vejetatif yollardan üretilmiş fidana göre daha çok tercih edilir.
Kalemler uygun zamanda alınmalı ve aşı uygun zamanda yapılmalıdır: Kalem aşıları için en uygun aşılama zamanı yaz aşısı dışında, ilkbaharda anaçta kök faaliyeti başlayıp kalemde gözlerin henüz uyku hâlinde olduğu zamandır. Bunun için kalemler daha önce soğuk depolara alınarak saklanbileceği gibi, anaçlar da saksılara dikilerek seralara alınıp daha erken aktif hâle gelmeleri sağlanabilir.
Kalem ve anacın kambiyumu mümkün olduğunca sıkı bir şekilde üst üste gelmelidir. Böylece kaynaşma daha çabuk olur. Çünkü iki parça arasındaki açıklığı doldurmak üzere kallus kolaylıkla oluşur ve yara hızla kapanır. Böylece her iki parçanın iletken dokuları arasında hızla kaynaşma sağlanmış olur. Bu yolla kalem, su ve besin maddesi ihtiyacını anaçtan birbirleriyle en kısa zamanda ilişkiye geçen iletken dokularla kolayca karşılar. Bunun için anaç ve kalemde açılan kesitler ne kadar birbirine benzer olursa o kadar kambiyumların üst üste gelme şansı artar.
Aşı yeri, aşılamadan hemen sonra uygun bir macunla kapatılmalıdır. Bu şekilde aşı yerinde kuruma ve çeşitli enfeksiyon tehlikeleri önlenmiş olur. Macunlamadan önce her iki parçanın sıkı bir şekilde lastik, plastik veya rafyadan oluşan bir bantla sarılması gerekir.
Aşılamadan sonra uygun bakım ve özen gerekir. Özellikle anaçtan çıkan sürgünler azaltılarak anaçla kalem arasındaki özsu sirkülasyonunun yeterli olması sağlanır.. Tutmuş aşılı fidanların dış koşullara alıştırılmaları gerekir. Yörelere ve o yılki hava koşullarına göre değişmekle birlikte aşılı fidanlar haziran ayı başından itibaren açık havadaki yerlerine alınabilirler. Fidanlara haziran, temmuz ve ağustos aylarındaki fazla sıcaktan korumak için gölgeleme yapılır. Ancak aşılı fidanlar kesinlikle günün her saatinde gölge altında tutulmamalıdır..
Hava, nem ve sıcaklık şartları uygun olmalıdır. Aşılamada çevresel şartların uygun olması aşının tutması için çok önemlidir. Örneğin iğne yapraklılarda aşılama öncesinde (aşıya başlamadan bir iki hafta önce) sera ısısı +200C ile +250C’ye yükseltilerek aşılanacak fidanların 15-20 günde uyanması sağlanmalıdır.
Isının gün boyunca aşırı değişikliğe uğramamasına özen gösterilmeli,:sera ortamının en soğuk saatlerde bile +100 C’nin altına düşmemesine özen gösterilmelidir. Aşıyı izleyen günlerde, aşı kalemlerinin su kaybının en aza indirilmesi için sera içindeki nisbi nem oranı %70-80’den aşağı düşürülmemelidir.
Havalandırma günün en sıcak saatlerinde ve fidanlara uzak bir noktadan yapılmalıdır.
Güneşli günlerde her gün, kapalı günlerde günaşırı yapılmalıdır.
Nisbi nem oranının yüksek havanın kapalı ve yağışlı olduğu günlerde havalandırma sistemi açık tutulabilir. Güneşli sıcak günlerde sera içi sıcaklığı hava sıcaklığının üzerine çıkabilir. Bu durumda sera içi gölgeleme perdeleri, sera çatısına kireç (+üstübeç) sürülmesi ve seranın dışardan sulanması gibi pratik önlemler alınmalıdır
 Kalem veya gözün anaca doğru takılmış olması gerekir. Ters takılmış kalem veya göz olması hâlinde aşıda tutma görülmez.
 Aşının başarı oranı; Bitkinin türü, koşullara uygun aşılama yönteminin seçimi ve deneyimli bir aşıcı ile daha da yükselir.
 Kalem ve gözün hastalık etmenleriyle (özellikle virüsler) bulaşık olması, aşıda başarıyı azaltır. Bu yüzden virüssüz ağaçlardan ve omcalardan(bağ kütüğü) kalem alınması, aşıya başlamadan önce fidan üretim materyallerinin mantari ve bakteriyel hastalık etmenlerine karşı dezenfekte edilmesi gerekir.
Aşılamanın Sınırları
İki farklı bitkinin başarılı bir şekilde aşılanması her zaman mümkün değildir. Botanik olarak bitkilerin birbiriyle bağlantılı olması her zaman başarıyı garanti etmemektedir. Bu konuda uzun yılar boyunca elde edilen pratik uygulamalar en iyi rehberdir. İki tür
birbiriyle başarılı bir birliktelik oluşturmuyorsa uyuşmazlıktan söz edilir. Genel bir kural olarak sınıflandırmada bitkiler birbirine ne kadar yakın ise başarı şansı o kadar yüksektir. Ticari olarak bu işi yapan işletmeler açısından bakıldığında; aşılama sürekli kambiyum oluşturabilen bitkiler ile sınırlıdır. Orman bitkilerinde, farklı familyalar arasında başarılı bir aşılama bildirilmemiştir. Kısacası, bir meşe(Fagaceae) ağacıyla akçaağacın (Aceraceae) başarılı bir şekilde aşılanması mümkün değildir.
Aynı familya içerisindeki cinsler arasında aşılama mümkündür, bununla birlikte aşılama sayısı sınırlıdır.. Aynı türlerin çöğürleri ve klonları ile yapılan çalışmaların hepsinde aşılama başarı ile sonuçlanır; bununla birlikte uyuşmazlık problemleri de yok değildir. Pseudotsuga tnenziesii (Douglas çamı) klonu, Quercus palustris Sovereign(meşe türü), ve Acer rubru (çam türü) çeşitleri aşılamalarında başarısızlıklar görülmüştür. A. rubrun ve A. rubruni çöğür anaçlarındaki uyuşmazlık problemleri, bu çeşitlerin çelikle çoğaltılması yoluna gidilmesine neden olmuştur.
Uyuşmazlık Nedenleri
Daha önce de bahsedildiği gibi, çok yakın akraba bitkiler birbiri üzerine aşılandığı
zaman aşı yerinde mükemmel bir kaynaşma meydana gelmektedir.
Bitkiler arasındaki akrabalık derecesi azaldıkça buna bağlı olarak kaynaşma durumunda bir kötüleşme görülmektedir. Akraba olmayan bitkiler arasında genel olarak herhangi bir kaynaşma meydana gelmemektedir. Ancak pratik uygulamalarda istisnai durumlar söz konusudur. Bazen anaç ve kalem arasındaki kaynaşma ilk yıllarda normal olarak görüldüğü hâlde aşılamadan bir süre sonra, herhangi bir mekanik etki ile anaç ve kalem birbirinden oldukça düzgün bir yüzeyle ayrılmaktadır. Bazı hâllerde bitki birkaç hafta veya yıl normal olarak gelişir ve daha sonra kalem kuru veya aşı noktasından kırılır. Bazen ise aşı hiç tutmaz. İşte bahsedilen hiç tutmama veya sonradan kurumalarda etkili olan mekanizma uyuşmazlıktır. Yani iki bitkinin sağlıklı ve düzenli olarak gelişip bir bitki oluşturamamasına uyuşmazlık denmektedir. Uyuşmazlıkta en önemli faktör akrabalık derecesidir. Uyuşmazlık tam veya kısmi olabilir. Tam uyuşmazlıkta anaç ve kalem arasında hiçbir kaynaşma meydana gelmez. Kısmi uyuşmazlıkta ise kalem ve anaç elemanlarının bazı doku kısımları arasında kaynaşma meydana gelebilir.
Uyuşmazlık Belirtileri
 Aşı noktası hiç bir zaman kaynaşma göstermez.
 Aşı noktasının sadece küçük bir kısmında kaynaşma gözlenir.
 Aşı başta tutmuş gibi gözükür fakat sonrasında bitki ölür.
 Aşılı kısımda besin maddesi düzensizliği ya da eksikliği semptomları gözlenir.
 Aşı bodur ağaç oluşumu ile sonuçlanır.
 Anaç ve kalem farklı gelişme gösterirler veya aşı noktasında tıkanmalar gözlenir.
 Uyuşmazlık, doku sistemlerinin yozlaşmasına neden olur, depo maddelerinin düzensiz dağılımından dolayı erken yaprak dökümleri gözlenir. Aşı uyuşmazlıklarının oluşumu hakkında kesin bir şeyler söylemek mümkün değildir, ancak genetik farklılıklar ve hastalıklar (virüs ve mikoplazma) önemli etmenlerdir.
Yukarıda sayılan belirtilen bir veya birkaçının görülmesi aşı kombinasyonunda mutlaka uyuşmazlık olduğunu göstermez. Çünkü bu belirtilerden bazıları çevre şartlarından
kaynaklanabilmektedir. Örneğin su veya bazı temel besin maddelerinin eksiklikleri, hastalık ve zararlıların etkileri veya aşı tekniğinin yanlış olarak uygulanması durumunda da yukarıda sayılan durumlar ile karşılaşmak mümkündür. En güvenli belirti, kalemin aşı noktasından düzgün bir yüzeyle ayrılmasıdır.